Ziyaretçi Bilgisi

Takvim

SİYASAL TARİHÇİ DR. ALİ YAMAN'LA SÖYLEŞİ

Alevi yolu ve erkanını özüne uygun olarak yaşamayı ve yaşatmayı amaçlayan dergahımızın yayın organı olarak yurt içinde ve dışında yapılan son araştırmaları sunmak ve araştırmacıları da sizlere tanıtmayı amaçlıyoruz. Bu amaçla araştırmalarını Dedelik Kurumu, Ocaklar ve değişen Alevilik üzerinde yoğunlaştıran, bu konularda alana dayalı akademik çalışmalar yürüten Dr. Ali Yaman'la sizler için görüştük.
Gönüllerin Sesi Karacaahmet Sultan: Öncelikle okurlarımızın bilmesi bakımından nerelisiniz ve bu konularda araştırma yapma isteğinin özel bir nedeni var mı?
Dr. Ali Yaman: Ben aslen Erzincan'ın Ocak Köyü'ndenim. Karaca Ahmet Sultan'ın oğlu olan Hıdır Abdal Sultan bizim atamız oluyor. Hıdır Abdal Sultan'ın soyundan gelenler zamanla Hıdır Abdal Ocağı olarak anılmışlar ve özellikle Erzincan ve Sivas bölgelerinde yaygındırlar. Bu ocağın merkezi bizim köyümüz olan Ocak Köyü'dür. Hıdır Abdal Ocağı yüzyıllardır düşkün ocağı olarak işlev görmüştür. Bu ocaktan Kabak Dede, Dışlıklı Hasan Efendi gibi birçok tanınmış Dede çıkmıştır. Ben işte böyle bir ocaktan Dede ailesine mensup olarak yetiştim. Ocak Köyü'nün ileri gelenlerinden ve bilimin değerini çok iyi değerlendiren merhum Abbas Erturan yetim olan babamın okuması için çok çaba harcamıştı. Bugün onun bu ileri görüşlülüğü sayesinde Arapça, Farsça ve İngilizce bilen bir Alevi Dedesi yetişmiş oldu. Benim Alevilikle ilgili araştırmalara yönelmemde bu aile bağlarım önemli rol oynadı. Tabii benim araştırma merakım ve ailemin desteği olmasaydı bu araştırmalarımı yürütemezdim. Ayrıca üniversite yüksek lisans öğrenimim sırasında da farkettim ki Alevilik konusu ne yazık ki ihmal edilmiş; bu konu akademik çevrelereden hakettiği değeri görememiş. Bunun üzerine Prof. Dr. Toktamış Ateş, Prof. Dr. Murat Özyüksel gibi değerli hocalarıma konuyu açtığımda beni haklı gördüler ve öğrenimin süresinde ve hep yardımlarını esirgemediler. Sanırım bu kadar özel neden yeter de artar bile. İşte Alevilikle ilgili çalışmalara bu şekilde yöneldim.
Gönüllerin Sesi Karacaahmet Sultan: Sizin yerli yabancı Alevilik konusunda araştırma yapan araştırmacılarla olan yakın ilişkileriniz, Cemevlerinde onlara yardımlarınız biliniyor, bu konuda da bizi bilgilendirebilir misiniz?
Dr. Ali Yaman: Tabi ki bilimsel çalışma bilgi birikimi demektir. Bilgi birikimi ise uzun yıllar süren araştırmalar ve araştırmacıların işbirliği ve bilgi alışverişlerine, yardımlaşmalara bağlıdır. Bu noktadan hareketle ben üniversitedeki öğrencilik yıllarım boyunca Alevilik konusunda çalışan araştırmacılara yardımcı olmaya ve onlardan da uzmanlık konuları doğrultusunda yararlanmaya çok önem verdim. Bunun oldukça yararını gördüğümü de söyleyebilirim. Özellikle konuyla ilgili diğer üniversitelerdeki yayınlar ve araştırmacılar konusunda çok yararlı oluyor. Farklı araştırmacıların yoğunlaştıkları farklı alanları, bu konulardaki gözlemlerini ve yorumlarını almak oldukça ufuk açıcı oluyor. Ayrıca Alevilik konusunda çalışan veya Aleviliği tanımak isteyen farklı alanlardan araştırmacılara bu çabalarında yardımcı olmaya da çalışıyorum. Alevi kökenli bir araştırmacı olarak bu aynı zamanda bir görev de bizim için. Bir çok kez Karacaahmet Sultan, Şahkulu, Garip Dede, Erikli Baba Dergah'larında, Gazi, Yenibosna, Okmeydanı cemevlerinde yurtiçi ve yurtdışından araştırmacılara yardımcı oldum, Türkçe bilmeyenleri İngilizce bilgilendirdim. Burada amaç Aleviliği tanımak isteyen araştırmacıların bilgi alarak inanç kurumlarımızdan ayrılmaları ve doğru bilgilenmeleridir. İnanıyorum ki güzel felsefemizi özüne uygun olarak ve çağımızın gereklerine uygun olarak yaşatabilirsek ve anlatabilirsek bu bütün insanlığa ışık tutacaktır sadece Alevilere değil.
Gönüllerin Sesi Karacaahmet Sultan: Dedelik Kurumu ve Ocaklar konusunda araştırmalarınızda ne gibi zorluklarla karşılaştınız. Bize özetler misiniz?
Dr. Ali Yaman: Her ne kadar dedesoylu bir aileden gelsem de üzerinde çalıştığım konunun kendisine has özelliklerinden kaynaklanan bazı zorluklarla karşılaştım. Yalnız şurası bir gerçek ki aynı konularda dedesoylu bir aileden gelmeyen bir araştırmacı çok daha fazla zorlukla yüzyüze gelebilir. Özetle Dedeler kendilerine sorulan sorulara verdikleri yanıtları çok uzun yanıtlar şeklinde veriyorlar ve konunun dağılması sözkonusu olabiliyor. Dedelerle görüşmeler sırasında orada bulunan başka kişiler de sohbete katılıyor ve buda görüşmeyi zaman olarak oldukça uzatıyor. Dedelerden bilgi almak kolay olmuyor tabi ki. Ayrıca Osmanlı'dan bu yana devletin görmezden geldiği Alevi topluluklar her alanda kurumlaşamadıkları için yazılı olmaktan çok sözlü geleneğe dayalı bir görünüm sergiliyorlar ve bu zaman içerisinde dağınık ve homojen olmayan bir yapılanmayla bizi karşı karşıya bırakıyor. Öz itibariyle aynı olsa bile biçimsel açıdan farklı uygulamalar var rituellerde, sosyal ve dinsel organizasyonda. Bu da araştırmacı için gerçekten daha fazla ve karmaşık veri anlamına geliyor ki, bu farklı yapıları anlamak ve yorumlamak çok fazla alan ve kütüphane çalışması gerektiriyor. Genel olarak zorluklar bu şekilde özetlenebilir.
Gönüllerin Sesi Karacaahmet Sultan: Yaptığınız çalışmalara göre bugünkü Aleviliği ve gelecekteki durumunu nasıl görüyorsunuz?
Dr. Ali Yaman: Belki bazılarına garip gelecek, ancak henüz yolun başındayız. ‚ünkü kentlerde yeniden yapılanan bir Alevilik var. Bu yeniden yapılanma henüz oluşum halinde. Bu oluşum kavram ve kurumların oturması bakımından zaman alacak. Yüzyıllardır Aleviliği yaşatan ve sürdüren kırsal yapıların çökmesi ve kentlerde ortaya çıkan yeni durum herşeyin yeniden tanımlanmasına yol açıyor. Bu yeniden tanımlanma zaman istiyor. Toplum hem bu yapılanmada rol alıyor hem de ona uyum sağlıyor. Aslında bu tabi çok sancılı bir süreç. Yüzyıllarca sadece kendi topluluğu içinde varolmuş ve 'sır' olarak bilinen herşeyin kentlerde yayılması, basın ve yayın araçlarıyla Alevi olmayanlarca da öğrenilebilmesi, sadece o topluluğun girebildiği Cem ibadetlerinin herkese açık hale gelmesi vb. gelişmeler geleneksel Aleviliğin oldukça radikal bir biçimde değiştiğini bize gösteriyor. İbadetin bir parçası olan Semahlar ve Cem'in kutsal enstrümanı 'telli Kuran' yani saz adeta Alevi kimliğini bir ifade aracı haline geliyor. Türkiye'de ve Alevilerin yoğun olduğu diasporada yoğun ilgi gösterilen kurslar açılıyor.
Gönüllerin Sesi Karacaahmet Sultan: Dünyada yeni bir bin yıla girdik ve çarpıcı gelişmeler yaşanıyor? Size göre uluslararası ve ulusal planda ne gibi gelişmeler oluyor ve Alevi kurumlarının öncelikleri neler olmalı, ne gibi çalışmalar yapmalılar?
Dr. Ali Yaman: Bugün bütün dünyada büyük bir değişim süreci yaşanıyor. Bu değişim eğitim olanaklarında yükselme, sekülerleşme, medyanın artan gücü ve kimliklerin ön plana çıkması gibi özetlenebilecek bir çok sonucu yarattı. Bugün bu sürecin hala içinde yaşamaktayız. İki kutuplu dünyanın çökmesi sonrasında ortaya çıkan siyasal ve ekonomik liberalleşme ortamı belli ölçüde bir çoğulculuğu getirmiştir. Daha önceden tabu olan ve konuşulmayan bir çok konu artık medya araçları kanalıyla evlere çok hızlı bir şekilde ulaşabilmektedir. Birbirlerini tanımayan veya yanlış bir şekilde tanıyan topluluklar bu yeni süreçte birbirlerini daha yakından tanıyabilmektedirler. 'Öteki' kavramı geleneksel anlamından sıyrılmış durumdadır. Artık birçok kavram da medya eliyle yaratılmakta ve topluma sunulmaktadır. Eski toplumsal yapıların kentleşme sonucunda ortadan kalkması geleneksel kurumların ya işlevsizleşmesi veya yeni ve daha farklı işlevlerle varlığını sürdürmesi ile sonuçlanmaktadır. Burada eğitim özel bir önem kazanmaktadır. Bilgi çağında bilgi adeta bir silah haline gelmiştir. Bilgiye sahip olan onu gerek teknolojik gerek ideolojik anlamlarda iyi kullanabilen toplumlar ve devletler başarılı olmaktadırlar. Böyle bir çağda yaşıyoruz. Alevi kurumları bu yaşananlara karşı duyarsız kalamazlar. Farklı topluluklarla bilgi alanında rekabet edilecekse bunun araçları bellidir ve bunların çok iyi kullanılması gerekmektedir. Alevi kurumlarının kısır çekişmeleri bırakarak günümüzün gerekleriyle donanmış, en iyi eğitim kurumlarında yetişmiş dinbilimcilere, dilbilimcilere, sosyologlara, tarihçilere, antropologlara gereksinimi vardır. Şüphesiz insan maliyeti çok yüksek bir yatırım aracıdır. ‚ok masraflı bir iştir insana yatırım yapmak, ancak uzun vadeli bir yatırımdır ve ileride bunun yararlarını fazlasıyla görürsünüz. Burada isim vermeyeceğim bir zaman bazı kurumlar sadece göstermelik araştırma merkezleri kurdular, tabelalar astılar. Sonuç ne oldu? İnanmadan ve gösteriş olsun diye yapıldığı için tabi ki sonuç sıfır. Olan oldu artık Alevilerin Cemevi vb. binalar yapmayı bırakıp varolanları çok daha verimli bir şekilde nasıl kullanabiliriz diye düşünmeleri gerekmektedir. İyi eğitimli Dedelere, oniki hizmet sahiplerine ve her alanda yetişmiş bilim insanlarına gereksinimi vardır Alevilerin. Uygarlığın bugünkü trendi de bu yöndedir. Aksi taktirde yakın gelecekte bu duyarsızlığın olumsuz sonuçlarını hep birlikte üzülerek göreceğiz. Tabi bugüne kadar olan olmuştur. Umarım Hacı Bektaş Veli'nin 'Bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.' sözünü laf olsun diye değil de uygulayarak Hünkarımıza layık insanlar olmaya çalışırız.
Gönüllerin Sesi Karacaahmet Sultan: Sizce Alevi kurumlarının son on yıl içerisinde arzulanan tam birlikteliği sağlayamamalarının nedenleri nelerdir?
Dr. Ali Yaman: Birlik sağlayamama gerçekten önemli bir sorun Alevi kurumlarının karşısındaki en önemli sorun olarak karşımızda duruyor. Ben tabi herhangi bir kurumda yönetici olmadığım için bu konuda daha objektif olabilirim. Burada genel olarak bazı gözlemlerimi sunmakla yetineceğm. Dernek, vakıf, cemevi vb. oluşumların birlik olamamaları öncelikle Aleviliğin güncel sorunlarına ilişkin ortak bir tavır belirleyememe ve dolayısıyla istenilen başarıyı elde edememek gibi olumsuz sonuçlar yaratıyor. Ben şahsen inanıyorum ki eğer kurumlar birlikte hareket etseler örneğin Cemevi'nin yasal bir ibadet yeri olarak kabulü çoktan gerçekleşmiş olurdu. Ayrıca yurttaşların inanç hizmetlerine yönelik devletin izlediği yanlış politikalar sonlanabilirdi. Ancak ne yazık ki kimi kurum başkanları kendi kişisel çıkarlarını toplumun çıkarlarının önünde tuttukları için bu birliktelik sorunu çözümlenemiyor. Ben bunun sorumlularının bir gün tarih önünde hesaba çekileceklerine can-ı gönülden inanıyorum. Alevilerin inanç özgürlükleri ve eşitlik anlamında yaşadıkları sorunların çözümü ancak ve ancak birlik olarak kısa zamanda çözülebilir. Bunu akıldan çıkarmamak lazımdır.
Gönüllerin Sesi Karacaahmet Sultan: Son olarak bugün Dedelik Kurumu'nun konumu hakkında son araştırmalarınızın ışığında neler söyleyebilirsiniz?
Dr. Ali Yaman: Bu konuda size doktora tezimdeki bazı saptamalarla yanıt vermek isterim. Şöyle ki Dedelik Kurumu yüzyıllardır Aleviliğin en temel belirleyici makamı ve Dedeler de bu inancı uygulayan ve sürdüren en temel örnek şahsiyetleri olmuşlardır. Geleneksel dede-talip ilişkileri bugün arık zayıflamış olmakla birlikte yeniden bu geleneksel değerlerin önplana geçmeye başladığı görülmektedir. Aleviler, dedeleri özellikle inanç konularında yeniden bir başvuru makamı olarak görmeye başlamaktadırlar. Ama Dedeler artık otorite anlamında yalnız değillerdir. Eski işlevleri ya daralmış veya ortadan kalkmıştır.
Alevi Ocaklarına mensup Dede aileleri bir dönem devre dışı kalsalar da Aleviliğin geleneksel değerlerini korumak konusunda önemli bir konuma sahiptirler. Aleviliğin kentlerde yeniden inşa sürecinde daha çok inanç alanında yeniden farklı işlev ve roller verilmek suretiyle devreye girmeye başladıkları görülmektedir. Bu işlevleri yeni yapılan Dernekler, Cemevlerinde yerine getirmektedirler. Ancak bugünün koşullarında yetersiz kalmaları onları, kendilerini sorgulama ve bu yetersizlikleri aşma yönünde çözümler üretmeye itmektedir.
Alevi toplulukların kendilerini ifadelendirme anlamında çeşitli sorunları olduğu görülmektedir. Hem Aleviliğe ilişkin bilgilerde geçmişten gelen sözlü geleneğin hala yazılı hale dönüştürülememiş olması ve hem de çeşitli siyasal yaklaşımların Aleviliği kullanmaya çalışması doğal bir kendini ifadelendirme sürecini zorlaştırmaktadır. Din hizmetleri ve okullardaki ders müfredatı ve öğreticiler bakımındanda çeşitli sorunlar varolmayı sürdürmektedir.
Değişimi göstermek bakımından Dedelerin kendi yaşadıkları ile bugün ideal olarak düşündükleri arasındaki farklılıklar oldukça anlamlıdır. Aile yapısından, iletişim araçlarından yararlanmaya, siyasal yönelimlere, güncel sorunlara bakışına kadar pek çok alanda değişim gözlenmektedir. Temel inanç uygulamalarının günümüzde yaşatılması için yeni düzenleme ve değişikliklerin yapılması söz konusudur.
Aleviliğin ve onun geleneksel kurumlarının yaşadığı değişim şüphesiz çok yönlü ve karmaşık bir olgudur. Bunun bu söyleşi çerçevesinde anlatmak yeterli olmayabilir. Bunu daha ileride dergimizde yayınlayacağımız yazılarda ele almak daha yerinde olur diye düşünüyorum.
Gönüllerin Sesi Karacaahmet Sultan: Dergimiz adına size teşekkür ediyor çalışmalarınızda başarılar diliyoruz.
Dr. Ali Yaman: Ben de size çok teşekkür ediyorum. Hizmetiniz kabul olsun.
GÖNÜLLERİN SESİ KARACAAHMETSULTAN DERGİSİ