42 - 51 Sayfalar
AMASYA
AMASYA’DA; İRAN’DA 37 YANDAŞI OLAN KIZILBAŞLAR’IN YOK EDİLMESİ
YAZI: 29 Ramazan sene 977 (Şubat 1570), Padişah 2. Selim (Sarı) dönemi, sadrâzam Sokollu Mehmed Paşa, İran’da Şah 1. Tahmasb’dır. O yıl Kıbrıs Adası alındı.
KİMDEN:
Padişah’tan
KİME:
Rum Beylerbeyisi (Amasya, Tokat, Sivas, Şebin Karahisar) ne HÜKÜMKİ,
KONU: Amasya sancağında İran’daki KIZILBAŞ yandaşı olan 37 kişinin haklarından gelinmesi (yokedilmeleri), yörede bazı kişlerin kötü hali görülürse bunların küreğe konulması buyurulmaktadır.
METNİN MEÂLİ
Kapu Kethûdâsı Ahmed’e virildi.
Rum Beylerbeği’ne HÜKÜMKİ,
Mektub gönderüb Amasya sancağında Yukarı KIZILBAŞ’a mâil ve muhîbb (yandaş ve seven) olan melâhidenin (Allah’ı inkâr edenler) sicilleri gönderilüb haklarından gelinmesi (idam edilmeleri) fermân olınması emr üzere haklarından gelinür ammâ otuz yedi neferinin KIZILBAŞ ve nâ– meşrû fiilde (şeriata aykırı hareket ettikleri) sâbit olub ammâ yirmi iki neferinin haklarında olan husûs içün şöyle işidiriz deyû verilüb KIZILBAŞ ve nã–meşrû fiilde (şeriata aykırı) görmedik deyû haklarında kimesnenin ehâdet (tanıklık) etmedüği arz itdüğin ecilden BUYURDIMKİ, o ahvâllerin Toprak Kadıları (toprak davalarına bakan) şevkıle (?) dikkat ve ihtimâm (özenle) ile şer’le (Şeriat üzere) teftiş idüb vech–i meşrûh üzere (açıklama) KIZILBAŞ ve nã–meşrûh (şeriata aykırı) fiilde olınadan üzerlerine yaramazlıkları şeer’le sâbit ve zâhir olunanlara şer’le haklarından gelüb sâbit olmayub ammâ müselmanlar haklarında eyilüği üzere oldıklarına şehâdet edilmiyenleri südde–i saadetime (saraya) gönderesiz ki küreğe konıla ammâ bu bâbda temâm mukayyed olub bu bahane ile kendü hâlinde olan mücerred celb ve ahz içün dikkat olunmaktan ve ehaat üzere olanlar mücerred celb ve ahz içün dikkat olınmaktan ve şenaat üzere olanlar himâyet olınub halâs olmakdan hazer eylesin (sakının)
BELGE :
BOA – Mühimmel Defteri, cilt: 9, s. 38

AYDIN’DA DİNSİZLERİN İSTANBUL’A SÜRGÜNÜ
YAZI: 10 Şevval sene 977 (Şubat 1570), Padişah 2. Selim (Sarı Selim) dönemi, o yıl Kıbrıs Adası alındı.
KİMDEN:
Divân–ı Hümâyûn’dan
KİME:
Aydın Bey’i Memduh’a HÜKÜMKİ,
KONU: Aydın’da dinsiz imansız kişilerin yakalanıp İstanbul’a küreğe konmaları için yollandıkları bildirilmektedir.
BEGENİN MEÂLİ
Aydın Bey’i Memduh’a HÜKÜMKİ,
Mektub gönderüb bundan akdem (önce) ba’z–ı kimesneler Rafızi ve ilhâd ile (dinsiz, tanrı tanımaz) meşhurlar olub fitne ve fesâdtan hâli olınmağla ele getürilmeleriçün vârid olan ferman–ı âlişânım mûcibince mukayyed olub (önlem alıp) hüsn–i tedarikle dokuz neferi ele getürilüb rafızi ve ilhâdları (dinsiz tanrı tanımaz) üzerine bi–hasbe–ş–şer’ sâbit ve zâhir olmağla habs olınub diğerleri dahi ele getürmek üzere oldığını bildirmişin imdi bu hususı kadı tarafından pâye–i serîre (padişaha) arz olındıkda ele getürilen dokuz nefer kimesneler küreğe konulmakîçün mukayyed ve mahbûs (prangaya vurub hapis edilme) südde–i saadetime (başkente) gönderile ki imdi: Buyurdum ki;
Vardıkda arz olındığı üzere tâife–i mezbûre (yukarıda adı geçenler) habs olunan dokuz nefer kimesne muhkem kayd u bend (pranga vurup) yarar adamla dergah-ı muallâma gönderesin ki küreğe konula getüren kimesnelere muhkem tenbil ve te’kîd (kesin uyarı) eyliyesin ki yolda mûcibinde mukayyed olub hüsn–i tedbîr ve tedârikle anlar dahi ele getürüb rafızı ve ilhâdları sâbit olanları habs idüb arz eyliyesiz.
Üveys Ali’ye virildi. 10 Şevval sene 977 (Şubat 1570)
BELGE:
BOA–Mühimme Defteri, cilt: 9, s. 48

MERZİFON’DAKİ KIZILBAŞLAR’IN
İSTANBUL’A SÜRGÜNÜ
YAZI: Sene 978 (17 Şubat 1517), Padişah 2. Selim (Sarı Selim) dönemi, o yıl denizcilikten anlamayan Kaptan–ı derya yüzünden 7 Ekim’de İnebahtı (Lepanto– Yunanistan’da) deniz savaşını kaybettik.
KİMDEN:
Divân–ı Hümâyûn’dan
KİME:
Amasya Beyi ile Merzifon Kadısı’na HÜKÜM
KONU: Amasya ve Merzifon köylerinde KIZILBAŞLAR olduğu, bunların denetlenip suçlu olanlarını İstanbul’a yallanmaları buyurulmaktadır.
BELGENİN MEÂLİ
Amasya Beyi’ne ve Merzifon Kadısı’na HÜKÜM Kİ,
Mektub gönderüb sicill gönderüb hükm–i şerîf vârid olub KIZILBAŞ nânıma ba’z–ı melâhide (Allah’ı inkâr eden, dinsiz) teftişi fermân olınmağın nefs–i Merzifon’dan mazanna olan (kendinden kuşkulanılan) VAHHAB DEDE ve Mehmed ve Veli nâm kimesneler ki ahvâlir’le (şeriat üzere) teftiş olınub görüldükde fi–l–vâki’ şer’–i şerife muhâlif (şeriata karşı) efâl–ı kabiha (yakışıksız işler) ve evzâ’–ı fakîha (dinî durum) irtikâb idüb (işleyüb) KIZILBAŞ oldıkları husûs–ı adul–i müslimîn (doğruluktan yarılmayan lar) şehâdetleri ile sâbit olub mûcibi ile hükm olınub üzerlerine sâbit olan ile sicill olındığını i’lâm itdikleri ecilden mezkûrleri yarâr adamlar koşub südde–i saadetime (saraya) göndermeniz emr idüb Buyurdum ki;
Vusûl buldukda te’hîr eylemeyüb mezkûrları (adı geçenleri) yarar adamlar koşub südde–i saadetime irsâl eyleyin amma adamlarınıza muhkem tenbih ve te’kid eyleyin yolda vardıkda ve menâzil ve merâhilde evkât vechile görüb gözedüb gaflet ile kaçurub gaybet itdirmekden ziyade hazer eyliyeler (sakınma) şöyle ki ihmâl ve zâhileden idüb bir tarîk ile kaçırub gaybet itdiklerinden (yitirdikleri) mezkûrlerin olacağı ukubet (ceza) onlara olmağın mukarrerdir âna göre basîret üzere olub gaflet ve ihmâl eylemiyeler.
Bir sureti: Müsarün–iley amasya Kadısına yazıla ki, Sen ki kadısın Nâibin Seyyid Ahmed Sûret–i sicill gönderüb taht–ı kazânızda karye–i İmâr’dan Ercüment nâm kimesne,
Bir sureti: Dahi müşârün–iley kara Kadısına sen ki kadısın suret–i sicil gönderüb taht–ı kazânızda karye–i Karakedi’den Halil nâmkimesne
BELGE: BOA– Mühimme Defteri, cilt: 12, s. 302

HIRİSTİYANLARIN İSLAM OLMASI
YAZI: 15 Rabiyülevvel sene 979 (Temmuz 1571), Padişah 2. Selim (Sarı Selim) dönemi, o yıl Venedikliler’den Kıbrıs alındı, yeteneksiz bir Kaptan–ı Derya yüzünden İnebahtı (Lepanto–Yunanistan’da) deniz savaşını kaybettik.
KİMDEN:
Divân–ı Hümâyûn’dan
KİME:
Dimetoka (Yunanistan’da) Kadısı’na HÜKÜM
KONU: Dimetoka kazasındaki köylerden bazı Hıristiyanlar İstanbul’a gelip müslümanlığı kabul ettikleri, fakat birkaç vakit sonra köylerine dönünce eski dinlerine döndükleri için yargılandıkları, bu kişilerin yakalanıp Anadolu Ağası’na teslim edilerek İstanbul’a getirilmeleri Buyurulmaktadır.
BELGENİN MEÂLİ
Muhzır Ağa’ya verildi. Fi 15. ra. sene 979 (Temmuz 1571)
Dimetoka Kadısı’na HÜKÜM Kİ,
Dimetoka kazâsına tâbi Tanancı nâm karyeden İbrahim ve Yunus ve Musâ Masaltık nâm karyeden Hasan ve Süleyman ve Firus nâm karyeden Murad ve Halil ve Sayes nâm karyeden Karagöz ve Demurören nâm kayreden Mehmet ve Mustafa ve Erderusaç nâm karyeden İskender ve Ali ve Gökçe– Pınar nâm karyeden Mustafa nâm kimesne acemi oğlanı cem’ olub Müslüman olub mahrûsa–i (büyük kent) İstanbul’a gelüb TÜRK üzerinde iken gaybet (maydanda olmama) eyleyüb yerlü yerlerine varub mürted (İslâm dininden dönen) oldıkları i’lâm olınmağın BUYURDUM Kİ, vusûl buldukda (oraya vardıkta) mezbûrlar (yukarıda adları geçen) yerlerinden ve akrâbasından teftîş ü tafahhus (inceden inceye araştırma) eyleyüb zuhûra getürüb ve dahi mezbûr (adı geçen) Anadolu Ağası’na teslîm eyliyesin südde–i saadetime (Divân–ı Hümâyun’a) getüre husûs’–ı mezbûr mühimdir ihmâlden hazer eyliyesin (savsaklamadan sakın)
BELGE:
BOA– Mühimme Defteri tasnif, c. 12, s. 512

ÇANKIRI ÇERKES’TEKİ KIZILBAŞLAR’IN
HAKLARINDAN GELİNMESİNE
YAZI: 27 Rabiyü–l–ulâ sene 979 (Temmuz 1571), Padişah 2. Selim (Sarı Selim) dönemi, biryıl önce Kıbrıs alındı, yeteneksiz birinin donanma kumandanı olması nedeniyle 10 Ekim günü İnebahtı (Lepanto– Yunanistan’da) deniz savaşını yitirdik. O yıllar Don ve Volga nehirleri arasına kanal yaparak donanmamızı Hazar Denizi’ne geçirme düşünüldüyse de Sokollu Mehmet Paşa’nın ağır davranmasından gerçekleşemedi. 2. Selim sefere çıkmayan ilk padişahtır.
KİMDEN:
Divân–ı Hümâyûn’dan
KİME:
Çerkeş Bey’i, Budaközü, Yüzde Pare, Hüseyin Abâd, kadılarına HÜKÜM
KONU: Çerkeş yöresinde bazı kişilerin KIZILBAŞ ve bozguncu olduklarına ilişkin yapılan şikâyet üzerine bunların yakalanıp yargılanmaları, gerçekten söylendiği gibi iseler lâyık oldukları cezalarının verilmesi için hüküm.
BELGENİN MEÂLİ
Çerkeş Beyi’ne Budaközü ve Yüzdepare ve Hüseynâbâd Kadılarına HÜKÜM ki, Şah Hüseyn ve oğlu Mehmed ve Pîr Kulu ve Hasan ve Hüseyn ve Şahkulu ve Şâhidürrühmân ve Eryetdi ve Veli ve Şâh Ali ve Sevindik ve Seyhî nâm kimesneler KIZILBAŞ ve EHL–İ FESÂD (bozguncu) olub birkaç def’a ahvalleri görilüb südde–i saadete (saraya) fesâd ü şanaatleri (kötülükleri) arz olınub haklarından gelinmesine ahkâm verilmeğin girû ele gelmeyüb her dâim müslümanların mâl ü menâllerini (eldeki varlığı) garet idüb (çalıp) ehl ü iyâl (kadın)lerine tecâvüzden hâli olmadıkları südde–i saadetimde (makamımda) istima olınmağın (duyulma) BUYURDUM Kİ, vardıkda göresiz mezbûrlar (adı geçenler) evvel ki gibi fesâd ve ittihâd üzere oldıkları sâbit ve zâhir olub vech–i meşrûh üzere dahi bulunub haklarından gelinmesine ahkâm–ı şer’le vârid olub girû zabta kail oladıkları vâki’ ise mezbûrları buldırması lâzım oldıkda buldırub ele getirüb dahi nemakule fesâdları sâbit olmışdır ve ittihâd üzere oldıkları a’yan oldıkda haklarında mufassal ve meşruh yazub dahi eyliyesiz.
BELGE:
BOA – Mühimme Defteri, c. 12, s. 457