Ziyaretçi Bilgisi

Takvim

52 - 61 Sayfalar

KASTAMONU

 

 

KASTAMONU, KÜRE VE TAŞKÖPRÜ’DE “MUM SÖNDÜ” YAPAN KIZILBAŞLAR’IN CEZALANDIRILMASI

YAZI: 7. Ramazan sene 979 (Ağustos 1571) Padişah 2. Selim dönemi, o yıl Kıbrıs’ı aldık, 7 Ekim’de de yeteneksiz derya kaptanı yüzünden İnebahtı (Lepanto–Yunanistan’da) da deniz savaşını yitirdik.

KİMDEN:

Divân–ı Hümâyûn’dan

KİME:

Kastamonu Beyi ile küre ve Taşköprü kadılarına HÜKÜM

KONU: Divân–ı Hümâyûm’a, Kastamonu ilçelerinden Küre ve Taşköprüye bağlı köylerde KIZILBAŞ’ın olduğu, Divân–ı Hümâyûm’dan da ilgililere bunları yakalayıp yargılamaları eğer söylenenler gerçekse lâyık oldukları cezanın verilmesi buyurulmakta.

BELGENİN MEÂLİ

Karye–i mezbûre halkından Hızır’a verildil

Kastamonu Beyi’ne Küre ve Taşköprü Kadıları’na HÜKÜMKİ,

Hâliya kaza–i Kaşköprü’ye tâbi’ Hamid–bükü nâm karye halkı tarafından İlyas nâm kimesne dergah–ı muallâma gelüb karye–i mezbûre (yakarıd adı geçen) kurbunda (yakınında) Hacı Yölük ve Kırca Kaya ve Kızılca Viran nâm karyelerde KIZILBAŞ nânıma nice kimesneler vardır hattâ mezkûr (adı geçen) Hacı–Bükü nâm karyeden Kara Receb nâm kimesne dahi KIZILBAŞ olub hatunı meclis–i şer’a (mahkemeye) gelüb mezkûr Receb içün KIZILBAŞ’dır kendü emsâli KIZILBAŞLAR ile cem’ olub tenhâ eve girüb saz ve çalgu ve sâir alât–i lehv (oyun) ile muhtalitalar (karma karışık) olub ba’de (sonra) şem’i (mumu) söndirüb birbirinin evretin tasarruf iderler deyû mezkûr (adı geçen) zevci müvhacehesinde (eşi önünde) kelamât itmeğin (konuştuğu) kayd–i sicill olındu (sicile yazıldı) deyû bildirüb sûret–i sicili ibrâz (gösterme) itmeğin BUYURDIM Kİ vardıkda bu bâbda gereği gibi mukayyed (önem vererek) olub bu husûs ükâd–ı vechle (gereği gibi) tetebbu’u tefahhus (inceden inceye araştırıp) eylüyüb dahi anin gibileri vech–i mestûr üzere (gizli kapaklı iş yapan) meclis iken ele getirüb habsedüb isimleri ve resimleri ile yazub vâki’ olan ahvalleri südde–i saadetime (yüce katıma) arz eyliyesin.

BELGE:           

BOA – Mühimme Defteri, c. 12. s. 416

DÖRT HALİFE’YE HAKARET EDENİN

SORUŞTURULMASI

 

YAZI: 16 Ramazan sene 979 (Ocak 1572), Padişah 2. Selim (Sarı Selim) dönemidir.

KİMDEN:         

Padişahtan

KİME:   

Musul Beyi ve Kadısı’na HÜKÜM

KONU: Musul’da Darende Mehmed’in Çihâr–ı Yâr–ı Güzîn (Haz. Ebu Bekir, Haz. Ömer, Haz. Osman ve Haz. Ali)e hakaret ettiği, bunun gerçek olub olmadığının araştırılması.

 

BELGENİN MEÂLİ

Musul Beyi’ne ve Kadısı’na HÜKÜMki,

Kasaba–i Musul (Irak’ta) da sâkin olan Dârende–i Mehmed ve yoldaşları Iraklılar ile münûzaa–i kesîrleri (çok kavga) olmağla hâşa sebb,i (hakaret, söğme) Cihâr–ı yâr-ı Güzîn (Haz. Ebu Bekir, Haz. Ömer, Haz. Osman ve Haz. Ali) ridvanullahi teâla ecma’în iderler deyu isnâdlar eyledikleri (iftira etme) acilden olmış idi halâ vilâyet–i mezbûre ahâlisinden nice müselmanlar mezkûrlara isnâd olınan (iftira etme) husûs hilâf–ı vâki’ (gerçek olmadığı) olub sinn ü mütedeyyin (yaşı ve dindar) kimesnelerdir deyû şehâdet eyledikleri (tanıklık yaptıkları) ilâm olınmağın emir idüb BUYURDIM Kİ,

Vardıkda mezkûirlara ol–vechile kimesneyi dahl ü taarruz (saldırtmama) itdirmeyüb rencîde ve remîde (korkutmama) itdirmiyesin.

BELGE:           

BOA– Mühimme Defteri, cilt: 10, s. 250

BAĞDAT CEZAEVİNE KONAN

KIZILBAŞLAR

 

YAZI: 10 Ramazan sene 980 (Ocak 1573), Padişah 2. Selim (Sarı Selim), Sadrâzam Sokollu Mehmed Paşa’dır. İran tahtında Şah 1. Tahmasb bulunmaktadır.

O yıl Kaptan–ı Derya Kılıç Ali Paşa’nın Güney İtalya’da Pulya (Pulia) akını, Venedikliler’le Barış antlaşması, Avusturyalılar’la da barışın sekiz yıl daha uzatma andlaşması imzalandı.

KİMDEN:         

Padişah’tan

KİME:   

Bağdad Beylerbeğisi’ne HÜKÜM

KONU: Kızılbaşlık iftirasiyle Bağdad hapishanesine atılan Kasım Carullah, Sübhanvirdi Çavuş ve Haydar Çavuş adındaki kişilerin yeniden denetlenip soruşturma yapılması eğer suçsuz iseler tahliye olunmaları?

 

BELGENİN MEÂLİ

Ali Çavuş’a virildi

 

Bağdad Belerbeği’ne HÜKÜMKİ,

Mektub gönderüb Bağdad mahbesleri (hapishaneleri) tetebbu olındıkda (iyice araştırma) Kasım Carullah ve Sübhanvirdi Çavuş ve Haydar Çavuş nâm kimesneler Rafızi isnadı (sapık inançlı) mahbus olub divân–ı Bağdad’a getürilüb suâl olındıkda erbâb–ı garaz (kötü niyetliler tarafından) iftirasiyle habsolınub ve Musullu Carullah Oğlu Mehmet zimmetinde olan mâl–i mirînin herbiri yüz bin akçalığına (833.33 kş) kefil olub ve umûmen halk ehl–i sünnet ve cemaatından olduklarına şehhadet idüb erbhab–ı garaz tahriki ile habs olındıklarını bildirmişsin imdi BUYURDIM Kİ,

Vusûl buldukda zimmetlerinde olan emvâl–i mirîyi cümle tahsîl itdirüb alâkalarını kat eyledikten sonra nevechile habsolınub keyfiyyet–i ahvalleri nevechile olduğunu mufassal yazub bildiresin ki, sonra anın hakkında emrim nevechile sâdır olursa mûcibi ile amel olına.

BELGE:           

BOA– Mühimme Defteri, Cilt: 21, s. 58

FİLİBE’DEKİ, IŞIKLARIN VE HURUFİLER’İN İSTANBUL’A GÖNDERİLMESİ

YAZI: 21 Zilkaade sene 980 (Mart 1573), Padişah 2. Selim (Sarı Selim) dönemi, o yıl Kapdan–ı Derya Ali Paşa Güney İtalya’da Pulya akını, Venedikliler’le Barış Antlaşması ve Avusturyalılar ile 8 yıllık Barış Antlaşması yenilenmesi.

KİMDEN:Divan–ı Hümâyûn’dan

KİME: Filibe ve Tatar–pazarı Kadıları’na HÜKÜM

KONU: Filibe ve Tatar–Pazarcık ilçelerindeki köylerde IŞIK VE HURÛFÎ yandaşı kişilerin olduğu bunlar iyice denetlenip eylemleri gerçek ise yakalanıp İstanbul’a yollanmaları.

METNİN MEÂLİ

Süleyman Efendi’ye virildi fî Rabiyülevvel

Filibe (Plovdiv–Bulgaristan’da) ve Tatar–Pazarı (Pazarcık–Bulgaristan’da) Kadıları’na HÜKÜMKİ,

Hâlâ Filibe nahiyesinde UMÛR–EVBAŞI dimekle ma’rûf karyede isâ Halife ve Osman Halife nâm kimesneleri ve şeyhleri olub ve Tatar–Pazarı kazâsına tâbi’ Fendisi nâm karyade Mustafa IŞIK dimekle ma’rûf IŞIK URUFİ mensûb olub müslümanları idlâl (yoldan çıkarma) eylemekle hâli olmadıkları i’lâm olınmağın mezkûr (adı geçen) her kande ise hüsn–i tedbîr ve tedârikle ele getirüb dahi ol vechile müslümanları idlâl iderse mukayyed ve mahbûs Südde–i Saadetime (padişah sarayı) göndemek emr idüb BUYURDIM Kİ, (boş) vusûl buldukda bu husûsa her birinüz taht–ı kazânuzda olan müfsidlere bi–z–zât mukayyed olub hüsn–i tedbîr ve tedârikle ele getürüb ol taraflarda sû –i hâli muhkem (iyice teftiş idüb ilhâda (Allah’ın varlığına birliğine inanmamak) müteallık husûs zâhir olur ise (çıkarsa) muhkem kayd u bende (ayaklarına bukağı vurup) idüb ve yarâr adamla koşub bi–hasbe–şşer’–i şerîf üzerlerinde sübût bulan mevâdlarınız sûret–i sicilleri ile Südde–i Saadetime (saraya) mukayyed ve mahbus (tutuklanarak bukağı vurularak) gönderünce olmıya ki mezbûrların (yukarıda adları geçenler) ele gelmemesi ziyade mühimm olmışdır şöyle ki ihmâliniz sebebiyle gıybet (kaybolma) ideler asla bu bâbda beyân olınan özrünüz kabûl olmak ihtimali olmayub mülhidlere (Allah’ı inkâr eden dinsiz imansız) himâyet (korumuş) eylemiş olursanız ol takdirce azl ile (işten çıkarma, yol verme) konılmayub müstahak ıtâb u ıkab (azarlanarak cezalama) olursız âna göre hüsn–i tedbîr ve tedârikle ele getürmek (yakalamak) bâbında envâ’–ı sa’î v ikdâmınız (tüm gayret ve çalışmanızda ustalık gösterip) zuhûra getürüb bâb–ı ihtimâmda (özenle işgörmede) dakika fevt (elden çıkarmama) eylemiyesiz.

BELGE: BOA– Mühimme Defteri Tesnif, cilt: 21, s. 211

HACI BEKTAŞ VELİ DERVİŞİ’NİN

TEKKE YAPMAK İSTEMESİ

 

YAZI: 8.Z. sene 983 (Mart 1573), Padişah 2. Selim dönemi, Sadrazam: Sakallı Mehmet Paşa’dır.

KİMDEN:         

Divân–ı Hümâyûn’dan

KİME:   

Akdağmadeni Beyi’ne HÜKÜMKİ,

KONU: Hacı Bektaş Dervişlerinden Şâh Veli adında biri Benlübaş denen derbende bir tekke yapmak istediği, yukarıda adı geçen yere tekke yapmak uygun olup olmadığını araştırmak için hüküm.

 

BELGENİNMEÂLİ

Şâh Veli nâm kişiye virildi

 

Akdağmadeni Beyi’ne HÜKÜMKİ,

Hacı Bektaş kuddise sırrahu Dervişlerinden Şâh Veli Benlübaş derbendinde bir tekye vaz’ idüb ol mahalde bir çiftliği olub bi–l–cümle tekâlüften muâf olmasını ricâ eylediği bildirilmekle mezkûr mahallin muhâfazası lâzım mıdır, ve mahûf (korkulu) yer midir nicedir? ehl–i vukufdan (bilir kişi) tahakkuk idüb dahi vukı’ı üzere yazub sonra emr–i şerîfim ne vechile sâdır olur mûcibi ile amel olına.

BELGE:

BOA– Mühimme Defteri Tesnif, cilt: 27, s. 392