62 - 71 Sayfalar
Yeni Sayfa 1
ESKİŞEHİR İNÖNÜ’DE
BİR DERGAHTAKİ EŞKİYALAR
YAZI: 1 Muharrem 981 (Mayıs 1573), Padişah 2. Selim (Sarı Selim) dönemi, Sadrâzam Sokollu Mehmet Paşa, İran’da Şah 1. Tahmasb’tır. O yıl Kaptan–ıDerya Kılıç Ali Paşa’nın Güney İtalya’da Pulya (Puglia) akını.
KİMDEN: Padişah’tan
KİME: Sultanönü Sancağı Beği’ne HÜKÜM
KONU: İnönü İlçesinde Gökbel denen derbende bir çok eşkiya taplanıp gelen geçenin mal ve canına kastettikleri, ona yakın 25 hane olan köyün derbendçi olmaları istenmektedir.
BELGENİNMEÂLİ
Sultanönü Sancağı Beği’ne HÜKÜMKİ, halâ İnönü ve Eskişehir kadıları ile dergah-ı muallâma mektub gönderüb İnönü kazâsına tâbi GÖKBEL dimekle ma’rûf derbende haramiler cem’ olub yolcuları katl ve malların garet (yağma) eyleyüb yirmi beş hâne derbendçi ta’yîn olınmak husûsında bildirmişin imdi bir vilâyete sancakbaşı nasb olınmakdan murâd–ı hümâyûnım ol sancağın hıfz ve hırâsetinde (korunması) mecd ve mukaddem olmağla reayâ ve berâyâyı ehl–i fesâd ve şanaatdan masûn (korunma) ve mahfûz olub âyende ve revende (gelen geçen) refâhiyetde ve istirahat üzere kârbanlarında (kervan) olmakdır mücerred sancağa mutassarıf olub kendü olmak değildir bu makule evzâ senk tama’–ı hâmından (aç gözlülük) ve yahud sancak hıfzına adem–i iktidârdan nâşidir BUYURDIMKİ, ve yahud sancak hıfzına adem–i iktidârdan nâşidir BUYURDIMKİ, vusûl buldıkda min–ba’d b(bundan sonra) sancakbeğinin kemâl–i dikkad ve ihtimâmla hıfz ve hirâsetinde ve reayâ ve berâyânın ikamet ve istirahatında mecd ve say’y (çalışma) olub anin gibi sancağında bir mahalde ehl–i fesâd zuhûr idüb ayende ve revendeye (gelen geçen) deadiler (düşmanlık) oldıkda bi–z–zât kendü adamlarıyle ve üzerlerine varubhüsn–i tedbîr ve tedârıkle ele getürüb dahi fesâd ve şenaatların sâbit ve zâhir oldıkda anlerin hakkında emr–i şerîf–i kavîm ne ise edâ idüb yerine koyasın arza muhtaç olanları yazub bildiresin sancağın hıfz ve hırâsetinde evkât mukayyed olasın şöyle kiba’de–l–yevm sancakda olan ehl–i fesaddan reaya ve berayâya ve etbâ–ı sebile (yolcu) zarar ve teadi oldığı esmû’–i şerifim ola özrim makbul olmaz envâ’–ı ıtâb (ceza) ile muâteb olman mukardir ana göre ikdâm üzere olasın.
İhmâl ve mesâmi’den hazır eyliyesin.
BELGE:
BOA– Mühimme Defteri, C. 24, s. 93

BEŞVAKİT NAMAZI CEMAATLE KILMAYANLARIN
VAKIF EVLERİNDEN ÇIKARILMASI
YAZI :23 Muharrem sene 981 (Mayıs 1573), Padişah 2. Selim (Sarı) dönemi, Sadrâzam Sokollu Mehmet Paşa, İran’da Şâh 1. Tahmasb’tır. O yıl, Kaptan–ı Derya Kılıç Ali Paşa İtalya’d Pulya (Puglia)ya akını, Osmanlı Devleti Venediklilerle ve Avusturya ile de barışantlaşmasını 8 yıl daha uzattı.
KİMDEN:Padişah’tan
KİME:İstanbul Kadısı’na HÜKÜM
KONU: İstanbul’da Merhum ŞEYH VEFA ZAVİYESİ’nde vakf evlerinde oturanların bu evleri vakf edenin şartı gereğince yakındaki mescitte beş vakit namazı cemaatla kılmaları gerekirken bu kişilerin namaza devam etmedikleri, bu kişilerin evlerden çıkarılmalı.
BELGENİN MEÂLİ
İstanbul Kadısı’na HÜKÜMKİ,
Mahmiye–i (büyük kent–Metropol) mezkûrde (İstanbul) MERHUM ŞEYH VEFA kuddise sırruhû (sırrı kutsal olsun) zaviyesinde hâliye şeyh olan Süleyman zîde takvâhu (Allah korkusunu arttırsın) südde–i saadetime sûret–i sicill ibrâz idüb zâviye–i mezbûre civarında ba’z–ı vakf evleri olub evkat–ı hamsede (beş vakit namaz) mescidte hâzır ve vürûd (gitme) yürümeğe kadir kimesnelere şart olunub hâliya zikr olunan evlerde sâkin olanlar şart–ı vâkıf (vakf eden) mûcibince ehl–i kimesneler olmadıklarında maada evkat–ı hamsede (beşvakit namaz) mescidde hâzır olmazlar ve mezkûrlerden (evlerde duranlar) her bini evden çıkub akrabalara gidüb evleri hâli (boş) oldıkda kimesnenih ayri yoğiken ba’z–ı kimesneler gidüb ve burada bir vakit namaza hâzır olmazlar nin–ba’d (bundan sonra) zâviye–i mezbûreye şeyh olanlar ma’rifeti olmadan zikr olunan vakıf evlerine kimesne girmeyüb şart–ı vâkıf üzere kayd–ı şer’–i mutahharadan (mahkeme) hüccer–i şer’iyye virilüb mûcibiyle amel olınmak bâbında hüküm ricâ eylemeğin imdi min ba’d mezkûr olan evler hâli oldıkda fukara olan kimesne tâlib olursa zaviye–i mezkûrde şeyh olan kimesne göb şart–ı vakıf mûcibince ehli olankimesnelere virilüb müşârün–ileyhin (eve girecek olan) elinde olan hüccet–i şer’iyye ile amel olınmasını emir idüb BUYURDIMKİ,
Emrim üzere min–ba’d (bundan sonra) vakıf evler hâli olub fukaradan kimesne tâlib oldıkda şeyh–i müşrün–ileyh görüb şart–ı vâkıf evler mûcibinci yürümege kadir ve evkat–i mescide cemaatla namaz kılmağa hâzır ve müstahak kimesnelere tevcih eyleyüb hilâf–ı şer’–i şerîf (şeriata aykırı) mugayir–i şart–ı vâkıf (Vakıf edenin şartlarına aykırı) kimesneye işitdirmiyesin.
BELGE: BOA– Mühimme Defteri, cilt: 22, s. 36/78

BEYŞEHİR’DEKİ BOZGUNCULARIN
CEZALANDIRILMASI
YAZI: 14 Rabiyülahir sene 981 (Temmuz 1573), Padişah 2. Selim (Sarı Selim) dönemi, sadrâzam Koca Sinan Paşa, İran’da Şâh 1. Tahmasb’tır. O yıl Venediklilerle, Avusturyalılarla 8 yıl süreli antlaşma imzalandı.
KİMDEN:
Padişah’tan
KİME:
Anadolu Beylerbeyi’ne HÜKÜM
KONU: Beyşehir kadısı Isparta’daki bazı sipahileri (tımar sahibi) bozguncu olduklarını saraya bildirmiş, sipahiler de Kadı’nın bunu geraz üzerine yaptığını bildirince, kadı ve sipahilerin denetlenmesi buyurulmaktadır.
BELGENİN MEÂLİ
Anadolu Beğlerbeğisi’ne Isparta ve Eğridir ve Hoyran Kadılarıne HÜKÜMKİ,
Isparta kazâsında Hamza ve Ya’ kub nâm sipahiler ve Abdülgaffar nâm kimesneler içün Beyşehri Kadısı Müslim, şerîrlerdir cezîre–i Kıbrıs’a sürgün olmağa müstahak kimselerdir deyû hilâf–ı vâkı’ (olmadık) i’lâm eyledü’ğini vâkı’a şerîrler ise arz eyliyesin deyû hüküm virilmişdi. Mezkûrlar (yukarıda adı geçenler) hâlâ südde–i saadetime gelüb müşarün–ileyh. (yukarıda adı geçen) kadı içün kendüleri garazan arz eyledüğini bildirmeğin ile olsa mezbûrların (yukarıda adı geçenler) ahvâlleri teftiş olınub aslı ile arz olınmasını emir idüb BUYURDUMKİ,
Vardıkda zikr olınan kimesnelerin emrim mûcebince ahvâllerini evkât vechile teftîşeyleyüb göresin vâkı’a müşârün–ileyh (adı geçen) arz eyledüği sahih midir yoksa gayr–i vâkı’ midir? Aslı ile ma’lûm–ı ma’lûm idtirüb dahi vuku’ı üzere (olduğu gibi) mufassal (ayrıntılı) ve meşrûh (açıklama) yazub arz eyliyesin.
BELGE:
BOA– Mühimme Defteri, cilt: 22, s. 487/249

BEYŞEHİR’DEKİ SUHTELERİN
CEZALANDIRILMASI
YAZI: 26 Muharrem sene 982 (Nisan 1574), Padişah, 2. Selim (Sarı Selim) dönemi. Sadrâzam: Sokollu Mehmet Paşa’dır. İran’da Şâh 1. Tahmasb’tır.
O yıl, Kılıç Ali Paşa ve Koca Sinan Paşa’nın Tunus seferi ve Tunus’un alınışı, Boğdan’da (Ponanya) savaşlar sürmektedir.
Sokollu Mehmet Paşa, Kıbrıs Adası ve Tunus’un, Osmanlı’nın Akdeniz eğemenliği için çok önemli olduğunu kavrayandır.
KİMDEN:Padişah’tan
KİME: Konya Alaybeyi’ne HÜKÜM
KONU: Beyşehir ile Hamid (Isparta) yöresinde SUHTE TÂİFESİ (Softalar) köy ve kasabaları basıp ahalinin mal parasını zorla aldıkları gibi bazı kişileri öldürüp ırzına saldırdıkları, bunları Konya sipahileri ile bulundukları yerde kıstırıp cezalarını vermeleri buyurulmaktadır.
BELGENİN MEÂLİ
Süleyman Çavuş’a virildi
Konya Alaybeği’ne (Jandarma Komutanı) HÜKÜMKİ,
Hâlâ Beyşehir’i ile Hamid mâ–beyninde SÛHTE TÂİFESİ zuhûr idüb fesâd ve şanâatda (kötülük) oldukları istimâ’ (işitilme) olmağın Konya sipahileri (tımar sahibi) ile ol mahalle varub zâhir (meydana çıkan) olan Sûhte Tâifesini ele getürüb (yakalayıp) haklarından (ne yapıp edip yoketme) gelinmesini emir (gecikmeme) edüb BUYURDUMKİ, (boş bırakılmış) varîycak te’hîritmeyüb livâ–i mezbûr (Hamid sancağı) sipahileriyle muaccelen (acele) mahall–i mezbûre varub dahi kendü hallerinde olmayub fesad ve şenâat üzere olan sûhteleri ele getürüb (yakalayıp zincire vurma) lâkin sûhte tâifesi ele girmekde cenge mübâşeret (kalkma) iderlerse hîn–i muhârebede katl olunanların demleri heder olmak (kanları boşa gitme) üzere ahvâllerine mukayyed olub fesâd ve şenâatların def’ü ref’ (yok etme) itmek bâbında envâ’ –i ikdâm ve ihtimâm (gayret göstermek) eyliyesin ihmâl ve musâmahadan (gevşek davranma) hazer (sakınma) eyliyesin amma bu bahâne ile kendü hallerinde olanlara dahl ü taarruz olınmakdan ve ele giren ehl–i fesada himâyet (göz yumma) olınub halâs (kaçıp kurtulma) olmalarından ictinâb (sakın gözünü aç) eyliyesin bu bâbda sana muâvenet (yardım) içün Hamid Sancağı Beği’ne dahi hükm–i şerîfim dahi gönderilmişdir müşârüh–ileyh ile haberlenüb ikdâm ve ihtimâmdan dakika fevt (kaçırma) itmeyesin.
BELGE:BOA– Mühimme Defteri, cilt: 24, s. 258/686

ISPARTA’DAKİ SUHTLERİN
CEZALANDIRILMASI
YAZI: 26 Muharrem sene 982 (Nisan 1574), Padişah, 2. Selim (Sarı Selim) dönemi. Sadrâzam: Sokollu Mehmet Paşa’dır, İran’da da 1. Tahmasb Şâh.
O yıl, Kılıç Ali Paşa ve Koca Sinan Paşa’nın Tunus seferi ve Tunus’un alınışı, Sokollu Mehmet Paşa Kıbrıs adası veTunus’un Osmanlı’nın Akdeniz eğemenliği için önemini kavrayan da odur.
KİMDEN:
Padişah’tan
KİME:
Hamid (Isparta) Sancağı Beyi’ne HÜKÜM
KONU: Isparta sancağında başgösteren SOFTATAKIMI’nın kökünü kurutmak için Isparta ve Konya sipahileri birlikte bunları yakalayıp cezalarını vermeleri, karşı geldiklerinde onlara acımasız davranmaları buyurulmaktadır.
BELGENİN MEÂLİ
Hamid Sancağı Beği’ne HÜKÜMKİ,
Beyşehri ile Hamid Sancağı mâ–beyninde suhte (Softa) tâifesi zuhûr idüb fesad ve şenaat (kötülük) üzere oldıkları i’lâm olmağın Konya Sancağı sipahileriyle alaybeyisi varub zâhir olan ehl–i fesâd SUHTELERİ def’ itmek içün konya Alaybeyi’ne (Jandarma Komutanı) hükm–i şerîfim gönderilüb Sen dahi bile muâvenet (yardım) itmek emr idüb BUYURDIMKİ, varıcak ikiniz ki, müşârün–ileyh Alaybeyi emrim mûcibince livâ–i mezbûr (Hamid sancağı) sipahileriyle ol mahallere varub zâhir olan SUHTE TAİPESİNİ ele getürmeğe (yakalamaya) mübâşeret eyledikde Sen dahi müşârün–ileyhe muâvenet ve müzâheret idüb ehl–i fesâda himâyet (göz yumma) itmeyüb bulundukları mahalleri basub onları mecâl virmeyüb ele getirüb (yakalayıp zincire vurma) muharebe iderlerse demleri heder (kanları boşa gitme) olmak üzere ele getürüb haklarından (kökünü kurutma) gelmek bâbında ikdâm ve ihtimâm (gayret gösterin) eyliyesin amma bu bahâne ile kendü hâllerinde olanlara dahl ü taarruz (dokunmayın) olmakdan hazer eyliyesin (sakının).
BELGE:
BOA– Mühimme Defteri, cilt: 24, s. 258/686