Ziyaretçi Bilgisi

Takvim

82 - 91 Sayfalar

Yeni Sayfa 1

AYAKLANAN BOZOK’LU CELAL’İN EVİNİN TEKKE YAPILMASI HAKKINDA

SORUŞTURMA...

 

YAZI: 6 sefer sene 984 (Nisan 1576), Padişah 3. Murat dönemi, Sadrazam: Sokollu Mehmet Paşa, İran’da Şâh 1. Tahmasb’tır.

KİMDEN:         

Padişah’tan

KİME:   

Bozok (Yozgat), Akdağ ve Hüseyinâbad (Alaca) Kadı’larına HÜKÜMKİ,

KONU: Bozok ilçesinde ayaklanan Celâl Bey’in evini Seyfi adında biri Sapık inançlı KIZILBAŞ olduğu yöre halkını kandırıp, tekke yaptığı evine topladığı şikâyeti üzere hakkında soruşturma yapılması.

 

BELGENİN MEÂLİ

Müşârün–ileyhe (yukarıda adı geçen)HÜKÜMKİ, Bozok ve Akdağ (Akdağ–madeni) ve Hüseynâbâd (Alaca) kadıları’na HÜKÜMKİ, Bundan akdem (önce)Bozok (Yozgat) kazâsında YARAR nâm karyede hurûç iden (başkaldıran) Celâl Beğ’in evleri yerine SEYYİD SULTANOĞLU SEYFİ nâm kimesne bir tekye binâ idüb bâ’z–ı kimesneler gelüb gidüb mezbûr SEYFİ Rafızi (sapık inançlı) mezheb olub birbirlerine ıdlâl (doğru yoldan sapıtma) itmekle terfiş ber–fiil–i şuuru’ (denetlemeye başlama) itmek ihtimali olmağın BUYURDUMKİ, hükm–i şerîfim vusûl (varınca) buldukda bu bâbda her biriniz gereği gibi mukayyed olub mezbûr SEYFİ hüsn–i tedarikle ele getürüb dahi ahvalini a’yân–ı vilâyetden ehl–i vukuf bî–garaz (tarafsız) kimesnelerden hakk üzere teftişidüb göresin mezbûr (Seyfi) fi–l–vâkı, Rafızi mezheb olub tekyesine ba’z–ı kimesneler gelüb gittüği vâki’ midir? nicedir? temâm sıhattı vaz’iyyeti ile vakıf olub dahi ahvalin vuku’ı üzere yazub arz eyliyesin, amma hîn–i teftişde hakk üzere olub tezvîr ve delbisden (müzevir) ve şuhud–ı zordan, hilâf–ı vâkı (olmadık) kaziyye arz olınmakdan kemal–i ihtilat üzere olasın.

BELGE:

BOA– Mühimme Defteri, cilt : 28, s. 308/772

ÇANKIRI KADISININ EVİNİ BASAN

SUHTELERİN HAKKINDAN GELİNMESİ

 

YAZI: 15 Receb sene 984 (Eylül 1576), Padişah 3. Murad dönemi, o yıl Venediklilerle sınır antlaşmas,ı Avusturya ile de 8 yıllık barış antlaması imzalandı.

KİMDEN:         

Divân–ı Hümâyûn’dan

KİME:   

Kengri (Çankırı) Beyi’ne HÜKÜM

KONU:  O sıra halka saldırılarını gittikçe arttıran Suhte (Softa– medrese talebesi) takımı Çankırı kadısının evini basacakları duyulduğundan kadı geceleyin birkaç yüz kişiye evini beklettiği korkusundan iş göremediği, bu yüzden softa takımının hakkından gelinmesi için “padişah: “Ne yapıp edip bunların haklarından gelin.” buyurmaktadır.

 

BELGENİN MEÂLİ

Divân’dan Derviş’e virildi

Kengri (Çankırı) Beyi’ne HÜKÜM Kİ,

Hâlâ İskilib suhte (softa) tâifesi cem’iyyet üzere olub İskilib kadısı’nın evini basmak fikrinde oldıkları şâyi’ olmağın kadı havfinden (korkusundan) İskilib halkından iki üç yüz adama geceleyin evini beklettiği istamâ’ olındı (işitildi) imdi ehl–i fesâd suhte tâifesi ele getürilüb haklarından gelinmek mühimmâtdan (gerekli) olmağın BUYURDIM Kİ,

... Vusûl buldukda (varınca) bi–z–zât sancağında olan şipâhiler ile kalkub İskilib’e doğru varub İskilib halkına dahi muhkem (sırı) tenbih eyleyin ki, suhte tâifesini ele getürmekde muhavenet ve üzâheret idüb dahi cem’iyyet ile suhtelerin üzerine varub ehl–i fesâd suhteyi ele getürüb haklarından gelesin şöyle ki ihmâliniz sebebi ile ehl–i fesâd suhte ele getürilmeyüb ve İskilib halkı dahi muâvenet eylemiyeler sizin sancağınız alınub İskilib halkı umûmen ehl–i ibadullah ile Kıbrıs’a sürülmek mukarrerdir (kararlaştırmak) âna göre ikdâm ve ihtimâm dakika fevt eylimeyesiz bu bâbda Kengri beyi’ne hüküm–i hümûyûnım yazılub sen ki cem’ olub İskilib’e varub ehl–i fesâd suhte götürmeğin emrim olmışdır hüsn–i hâl ve ittifak ile varub iskilib halkı ile ehl–i fesâdı ele getürmeği envâ’–ı sa’i ihtimam üzere olun ihmâlden hazer eyliyisin.

BELGE: BOA– Mühimme Defteri, cilt: 28, s. 263

RUM ELLERİNDEKİ SAPIK İNANÇLILARIN KIBRIS’A SÜRGÜNÜ, ÖNDERLERİNİN ÖLDÜRÜLMESİ

 

YAZI: 20 Sefer sene 985 (Nisan 1577), Padişah 3. Murat dönemi, Sadrâzam: Sokollu Mehmet Paşa’dır. İran’da Şâh 1. Tahmasb. O yıl Lala Mustafa Paşa ve Özdemir oğlu Osman Paşa Gürcistan, Şirvan ve Dağıstan’ı aldılar.

KİMDEN:         

Padişah’tan

KİME:   

Rum Beğlerbeği’ne HÜKÜM

KONU: Eyalet–i Rum (Sivas, Amasya, Çorum, Canik, Şebin–Karahisar, Bayburt, Kemah, Malatya, Divriği, Darenda, Gerger, Kâhta, Bozok (Yozgat), Trabzon)da sapık inançlı olanların aileleriyle Kıbrıs’a sürgün edilmeleri, bu kişilerden halife olanların haklarından (hapis, sürgün, öldürme) gelinmesi buyurulmakdır.

BELGENİN MEÂLİ

Mahmud nâm kimesneye virildi

 

Rum Beğlerbeği’ne HÜKÜMKİ,

Mektub gönderüb bundan akdem (önce) emr–i şerîf vürûd olub (gelme) Vilâyet–iRum’da (kasabalar yukarıda gösterilmiştir) ba’z kimesne rafz ve ilhâd (sapık inançlı) ile meşhûr olub ve ba’zıları Yukarû Cânibe (İran) varub gelüb müslümanları idlâl (doğru yoldan saptırma) iderlermiş anin gibileri tecesüs idüb ele getürüb (yakalama) haklarından gelesin deyûb uyurulmağla husûs–ı mezbûr (adı geçenler) teftiş olındıkda HAVZA() kazâsından Nebi Bin rüstem ve Hasan Bin Ali ve Nur Ali Bin Ekber ve Salbaş Hızır nâm kimesneler Rafizi ve ilhâd (sapık inançta) üzere dâimâ fesaddan hâli olmayub ve ehl–i fesad suhta (softa)ların “önlerine düşüb müslümanların akçe ve asbâbın garet (çalmak) itdirüb şekavet (hırsızlık) itdikleri toprak kadısı huzûrunda sâbit olub mezbûrlar (adı geçenler) hbs olınmışlar iken zincir bozuk gaybet (kaçma idicek tekrâr ele getürildiklerinde her biri envâ’–ı tezvîr ü telbise (hile yalan dolan) sülûk (yol tutma) idüb celb–i mâl içün bize envâ’–ı zulüm olmışdır deyû şikâyete varub bir tarîk ile emr–i şerîf alub bundan akdem (önce) bu husûs vuku’ı üzere Dersaadet’e (İstanbul) arz olındıkda anin gibi mülhid ve rafz olanları (sapık inançta) evleri ve barkları ile alâkaların kesüb Kıbrıs’a sürgün idüb ve halife nâmına olanların haklarından gelesin deyû fermân olınmışken diyâr–ı şarka (İran) sefer–i hümâyûn vâki’ olmağla görülmek mümkin olmaması mezkûrlerin (adı geçenler) haklarında olan sûret–i siciller ayni ile irsâl olındı deyû bildirmişsin imdi şer’le KIZILBAŞLIKLARI sâbit olanların haklarından gelinmesi (hapis, sürgün, öldürme) emir idüb BUYURDIM Kİ, vardıkda mezbûrlar (Adı geçenler) arz olındığı üzere rafızi ve mülhid (sapık inançlı) olub dâimâ fesâd üzere oldıkları sâbit olursa şer’le (mahkeme) haklarından gelüb reayâya zulüm olınmakdan hazer (sakınma) eyliyesin.

BELGE: BOA– Mühimme Defteri, cilt: 35, s. 366/931

 

SAPIK İNANÇLI İRAN HALKININ MALINA EL KONULMASI

 

YAZI: 20 Sefer sene 985 (Nisanlı 1577), Padişah: 3. Murat dönemi, Sadrâzam: Sokollu Mehmet Paşa İrân’da Şâh 1. Tahmasb’tır.

O yıl, Osmanlı Devleti Lehistan (Polonya) krallığını onaylayıp Limaye antlaşmasını imzaladı, o yıllar, (1577-1579) Lala MustafaPaşa ve Özdemir Oğlu Osman Paşa’nın Gürcistan, Şirvan ve Dağıstan’ı alınmaları. Sokollu Mehmet Paşa’nın aldığı önlemler sayesinde Lehistan (Polonya)Osmanlı himayesini kabul etti. Osmanlı sınırı ilk defa Hazar denizine ulaştı.

KİMDEN:Padişah’tan

KİME: Vezir MustafaPaşa’ya HÜKÜM

KONU: Yıllardan beri sapık inançlı İran ahalisini tarîk–i mustakime (doğru yola) getirmek için bu savaşın başlatıldığı, hükümet mal ve zenginlik amacında olmayup elde edilecek ganimet (düşmandan alınan mal) savaşanların olacağı, yalnız Sünnî ahali ve vergi veren Ermenilere dokunulmaması.

BELGENİN MEÂLİ

Divân’da sahib–i Saadet hazretlerine virilüb badehu Depesidelik Oğlu Piri Çavuş ile

müşârün–ileyh Serdar hazretlerine virilmişdir.

Vezir Mustafa (Lala) Paşa’ya HÜKÜMKİ,

Diyâr–ı Şark’dan (İran) Fırâk–ı Dalle (doğru yoldan ayrılmış, iman etmeyen) cem’ olub altmış yetmiş yıldan ziyade zamandan berû Rasûllullah’ın ezvâc–ı mutahharalarından (temizlenmiş eşler) fahrü–l–nisâ (kadınların övüncü) Hazret–i Aişe radiyallahü teâlâ anhaya ve çâr–ı yâr–ı güzîn (Haz. Esu Bekir, Ömer ve Osman) rıdvanü–l–hali teâlâ (Allah onlardan razı olsun) aleyhim acmâine hâşâ sebb ü la’net ü şetm ve ta’n (sövüp sayma, lânet ve iftira) itdikleri ecilden vücûd–ı bî–su’ûdları her vechile nâbûd ve hâk–i alûd (bunların pisliklerinden kurtulmak için onları yerle bir etmek) lâzım gelmiş iken bir bölük mülhid–i makhurenin (Allah’ın gazabına uğramış sapık inançlılar) izâlesi (yok edilmesi) için reâyaâ ve berâyadan (ahaliden) nice bin aceze ve zuâfa ve mesâkin–i fukara (yoksul kimseler) pây–mâl (ayak altında) olmak ihtimalinden ecdâd–ı ızâm ve âbâ–i kiramın (atalar babalar) enârallahü teâlâ bürhanehüm (Allah katlarını aydınlatsın) ol bağı ü dalâl (doğru yoldan sapan serkeşler) üzere olan kavm–i (okunamadı) kendü hâllerinde olmak üzere bir mikdar zaman ve mühlet ve âmân virmişler iken bu haleti kendülere devlet ve rifât ve huzûr ve rahat bilmeyüb bâis–i fevz ve felâh olan sul ü salâha muhâlif nice def’a nâ hemvâr evza’ ve etvâr (uygunsuz hareket) zuhûr etmeğin gayret–i dîn–i mübîn ve şerhiat–ı seyyide–l–mürselîn (Hazret–i Muhammed’in dini uğruna) muktezâsınca (gereği, ol gürûh–ı mekrûhın (iğrenç takımın) inâyet–i hakk celle ve alâ (ulu tanrının yardımıyle) def’ü ref’i kahr (yok edip ortadan kaldırmak) içün zât–ı saadet–i simâtımdan (padişah tarafından) mukaddem asâkir–i nusret siz serdâr guzât–ı zafer ayatıma sipehsalar (başkomutan) nasb ü ta’yîn (atama) olınub ol diyhar–ı dalâlet–i âyine (o sapık inançlılar ülkesine) irsâl olınmakdan müntehây–ı âmâlim (sizi yollamaktan tek amacım) mal ü menâl (mal elde etmek) olmayub hemân mülhid–i duzah–ı mekîde (sapık inançlıların cehennemini) bi–inâyeti–l–melikü–l– kadîr (herşeye gücü yeten tanrının yardımıyle) hedef–i tîr ve alef–i şemşir (kılıçla haklarından gelme) olub ğevlâdı evlâd ve ezvacı (kadın erkek eşleri) ve memleket ve vilâyetleri feth ü teshîr (ele geçirme) olmağın BUYURDIM Kİ, hükm–i şerîfimle vusûl (ulaşınca) buldukda guzât–ı müslimîn (müslümün gaziler) ve cunûd–ı muvahhidîni (Allah’ın birliğine inanan askerleri) bir yere cem’ eyleyüb bu Fermhan–ı âlî–şânımı i’lâm ve ilân idüb emvâl–i ganayim (savaşta ele geçen mallar) ve esbâb ve behâyimleri (araç gereç, hayvanlar) dîn–i mübîn uğruna (İslâm Dini) bezl–i makdûr (elden geldiği kadar) eyleyen gezi kulların olub memleket ve vilâyetlerde cenâb–ı celâlet maabımın olmak üzere istimâlet (gönül yapmak) virüb her vechile gaza ve cihâdda tergib–i irşâd (doğru yolu göstermede özendir) eyliyesin amma mümkin oldukça içlerinden ehl–i sünnet ve–l– cemâatden (peygamber ve sahabelerine inanıp uyanlar) olanlar siyânet ve himâyet (korunup muhafaza) olınub mallarını ve canlarına zarar ve ziyân iriştirmemeğe sa’y ü ihtimâm eyliyesün ve reâyâdan (ahali) haraç–güzâr (harac verici, müslüman olmayanlardan alınan vergi) Ermeni taifesinin dahi mallarına ve canlarına zarar–ı gezend (zarar ziyan, belâ) irişdirmiyesin.

BELGE: BOA– Mühimme Defteri, cilt: 32, s. 144/293

ŞUHUT’TAKİ HACI BAYRAM VELİ

TARİKATINA HAKARET EDEN

ALİ BALİ’NİN KIBRIS’A SÜRGÜNÜ

 

YAZI:

12 Cemaziye–l–ûlâ sene 985 (Temmuz 1577), Padişah 3. Murat dönemi, Sadrâzam: Sokollu Mehmet Paşa, İran’da Şâh 1. Tahmasb’tır. O yıllar, Lala Mustafa Paşa ve Özdemiroğlu Osman Paşa’nın Gürcistan, Şirvan veDağıstanı zaptetmeleri, o yıl, Osmanlı Devleti Lehistan (Polonya) Krallığını onayladı ve Limaye antlaşmasını imzaladı.

KİMDEN:

Padişah’tan

KİME:

Şuhut ve Sardıklı Kadılarına HÜKÜM,

KONU: Şuhut’ta Hacı Bayram–ı Veli tarikatından olan Mehmet Dede’ye Ali Bali adında bir bozguncu: «Sizin tac ve tarîkatınız Kıbrıs Rum keferesinin şapka ve dininden aşağı” diye aşağıladığı için hakkında da’va açıldığı.

 

BELGENİN MEÂLİ

Süleyman Çavuş’a virildi

 

Şuhud ve Sandıklu Kadıları’na HÜKÜMKİ,

Sen ki, Şuhud Kadısı’sın mektub gönderüb Kasaba–i Şuhud’ta Merhûm Hacı Bayram Tarikatı’ndan Mehmed Dede nâmında birinin tac ve tarîkatını Ali Bali nâm şeir (yaramaz kişi): “Sizin tac ve tarikatınız Kıbrıs keferesinin şapka ve dininden aşağı” dediği, meclis–i şer’a ihzâr (mahkemeye getirildikte) birkaç kimesne cem’ olub mezkûrı (Ali) alub gittiklerin ve mezbûr Bali ve Hasan Hâcı Oğlu Hüseyin ve Bali oğlu Hüseyin sâbıkanŞuhud kadısı Gölhisarlı Muslihiddin zamanında bir def’a mahkeme basub istihfâf–ı meclis–i şer’ (mahkemeyi önemsememe) itdiklerin bildirmişin imdi mezbûrın (Ali) ahvali teftiş olınmak emridüb BUYURDIMKİ, Süleyman Çavuş vusûl (varınca) buldıkda bu husûsî ber–mûcib–i şer’–i evkât vechile teftişidüb göresin kaziyye (sorun) arz olındığı gibi ise şer’le (mahkeme) sâbit ola mezkûrAli Bali’nin ol yerden alâkaskat’ idüb Kıbrıs’a sürgün idüb varub teslim oldığın götürüb irsâl eyliyesin.

BELGE:

BOA– Mühimme Defteri – cilt: 31, s. 75/185