142 - 151 Sayfalar
SOFYA
SOFYA’DAKİ ŞEYH BALİ ZAVİYESİ
YAZI: 23 Rebiyü–l–ûlâ sene 989 (Nisan 1581), Padişah 3. Murat dönemi, Sadrâzam: Koca Sinan Paşa, İran’da Şâh 1. Tahmasb’tır.
O yıl Fransa’ya 3. defa kapitülasyan verildi, İspanya ile 3. defa silâh bırakma (mütareke) antlaşması imzalandı.
KİMDEN:
Padişah’tan buyurıldı
KİME:
Sofya ve pazarcık (Tatar– Pazarcık, Bulgaristan’da) Kadıları’na HÜKÜM
KONU: Sofya’daki Şeyh Bali Zaviyesi Şeyhi Şeyh Hindi, tekkenin mütevellisi Ali’nin hesaplarının incelenmesini istemektedir.
BELGENİN MEÂLİ
Na’lıncı, zâde’ye virildi
Soyfa–i Pazarcık Kadılarına HÜKÜMKİ,
Şerif ki, Sofya’da ŞEYH BÂLİ EFENDİ kuddise sırrıhû zâviyesinin şeyhi olan Şeyh Hindi mektub gönderüb vakfın mütevellisi Ali nam kimesnenin mâl–i vakfa gadri ve teadisi (haksızlık ve zarar) olub vakı’ a–i medyhun (borçlu) ve müflis (ilfâs etme) olanlarla düşüb deyû bildirmeğin BUYURDIM Kİ,
Şer’le fasl olmayub (sonuçlanma) devr olmayan muhâsebeyi dergâh–ı muallâm çavuşlarından Hasan Çavuş mübâşeretiyle (görevli) teftiş idüb göresin şer’le zuhûr iden mâli vakfa aldırasın.
BELGE:
BOA– Mühimme Defteri, cilt: 42, s. 150/487

KIZILBAŞLAR’LA MÜCADELE
ETMEYENLERE YÜZ VERİLMEMESİ
YAZI: 29 Cemaziye–l–âhir sene 989 (Haziran 1581) Padişah 3. Murat dönemi, Sadrâzam Koca Sinan Paşa, İran’da da Şâh 1. Tahmasb’tır. O yıl, Fransa ile 3. defa kapitülasyon yenilenmesi, İspanya ile de 3 yıl süreli silâh bırakışması antlaşması imzalandı.
KİMDEN:
Padişah’tan
KİME:
Van Beğlerbeği’ne HÜKÜM
KONU:Kızılbaşlar (İran)la mücadele etmeyen kişilere yüz (Kişileri belli ve değişmez sayıda olan bir toplulukta görev yapan kimselerin işgal ettiği yer) verilmemesi.
BELGENİN MEÂLİ
Müşârün–ileyh’in kethüdasına virildi
Van Beğlerbeğisi’ne HÜKÜMKİ,
Mektub gönderüb gece gündüz KIZILBAŞ bed–fiâl (kötü işler yapan) ile cenk ü cidâl (savaş) ve harb ve kıtâlden hâli olmamak ile etrâfda ve civarında bulunan beğlerbeğine gelüb hidmet ve mülhazemet idüb yoldaşlık itmekden hali değildir ve bu makulelere (bu gibiler) gedikler tevcih (verme) olanımamak için izin virilmek ricâsını arz eyledüğin ecilden BUYURDIM Kİ,
Vardıkda anun gibi mahlûl (sahipsiz kalmış) olan gedükleri azab (bekâr) ve Cebni tâifesine virmeyüb arz eyledüğin üzere yarar Rum Beğlere tevcih (verme) eyleyüb dahi kayd itdiresin.
BELGE:
BOA– mühimme Defteri Tasnifi, Cilt: 42, s. 77/332

AMASYA’DAKİ KIZILBAŞ
TÜRKMENLER’İN CEZALANDIRILMASI
YAZI: 28 Receb sene 989 (Ağustos 1581), Padişah 3. Murad dönemi, Sadrâzam Koca Sinan Paşa, İran Şahı 1. Tahmasb’tır.
O yıl Fransa’ya 3. defa kapitülâsyon verilmes,i İspanya ile üç yıllık silâh bırakışması imzalandı.
KİMDEN: Padişah’tan
KİME: Amasya Kadısı ve Amasya Beği’ne, Çorum, zile, Turhal, İskilip, Osmancık, (Ortova) Artuk–Âbâd, Hüseyin Âbad (Alaca), Güleş, Ortapâre, Emine–Pazarı, Mahd–Uzeb, Kazâbad Katar, Kara–Hisâr, Murle, Musa Kadılarına HÜKÜM
KONU: Amasya sancağı ilçelerine bağlı kasaba ve köylerde çok KIZILBAŞ olup geceleyin kadın, kız oğlanlarla toplanıp cem’ ettikleri, Hazret–i Ebu Bekir, Ömer ve Osman’a hakaret edip, Sünnîlere Yezid dedikleri, sapık inançlı oldukları, bu Kızılbaşları tukuklayıp yargılayın söylendiği gibi iseler vereceğim emrim üzere cezalandıracaksınız buyurulmaktadır.
BELGENİN MEÂLİ
Merkum Çavuş’un biraderi Hasan’a verildi
Amasya Kadısı ve Amasya Beği’ne ve Çorum ve Zile ve Turhal ve İskilip, ve Osmancık ve Artukâbad ve Alaca Hüseynâbad ve Güleş ve Orta–Pâre ve Emine–Pazarı ve Mahd–Uzeb ve Kazâbad veKatar ve Kara Hisâr ve Murlu ve Musa kadılarına HÜKÜMKİ, zikr olınan kasabât ve kuralarda (köylerde) ba’z–ı mülhid ve KIZILBAŞ TAİFESİ olub Çhar–ı Yâr–i güzîni (dört dost) Hazret–i Ebu Bekir, Ömer ve Osman) ridvanü–lahi teâlâ aleyhim ecma’îne sebb ü şetm (sövüp sayma) idüb müselmanlara alâniyen Yezid geldi deyû kelemât idüb ve gece cem’iyyet idüb avretlerini ve kızlarını meclislerine getürüb birbirlerinin avretlerini kızlarını tasarruf idüb salât ve savm (namaz, oruç) bilmeyüb ve oğullarına Ebu Bekir, Ömer, ve Osman isimleri ıtlâk itmeyüb ve içlerinde dahi bu isimler ile müsemmâ (adlanmış) kimesne olmamağla mülhid oldukları (sapık inançlı) zâhir içlerinde Halîfe nâmına olan kimesneler yukaru Cânibiden Şâhlarından çizme ve esbâb getürüb birbirlerine gezdirüb ziyâret idüb ve tâife–i mezbûreden (yukarıda adları gaçen) CELÂL HALIFE ve RESÛL HAÎFE din uğruna çıkub cem’iyyet eylemişlerdir biz dahi idelim deyû fesâda mübâşret idüb ve bi–l cümle dahi bunların emsâli şer’–i şerîfe muhâlif efâl–i kabîhadan (kötü işler) hâli olmadıkları istimâ’ olunmağın (duyulduğu) bu bâbda dergâh–ı muallâm çavuşlarından Solak–Zâde Ahmed Çavuş zîde kadruhû (itibarı çığalsın) mübâşeretiyle (görevlendirildiği) ahvallerini teftiş olınub görilmesini emir idüb BUYURDIM Kİ, vusûl buldukda müşârün–İleyh (adı geçen) çavuşım mübâşeretiyle taht–ı kazânızda ol ehli kimesnelerin ahvallerini tefitişidüb geresin fi–l–vâki’ zikr olunan kasabât ve kurhalarda (köylerde) ol makule kimesneler olub vech–i meşrûh üzere şer’–i şerîfe muhâlif efâlleri (şeriata aykırı hareketleri) olub hâşâ çâr–ı yâr–ı güzîni ridvanüllahi teâlâ aleyhim ecma’în şer’–i şerîfe muhâlif (şeriata aykırı) itâle–i lisân eyledikleri (dil uzattıkları, sövüp saydıkları) arz ve mu’temedü–n–aleyh (güvenilen kişi) kimesnelerin şehâdetleriyle bi–hasebe–ş–şer’ (mahkemece) sâbit ve zâhir olur ise üzerlerine sâbit ve zâhir olduğı gibi sicill idüb dahi anin emsâli mülhidlari (sapık inançta olanları) muhkem habs idüb (tutuklanıp zincire vurulma) vuku’ı üzere (olduğu gibi) arz eyliyesin sonra haklarında emr–i şerîfim ne vechile sâdır olur ise mûcibiyle (gereği gibi) amel idesin amma bu bahâne ile kendü hâllerinde olanları mücerred celb ü ahz içinde (yakalamaya çalışırken) rencide ve remîde (incitmeme) itdirmeyüb dahi hîn–ı teftişde temâm–ı hakk üzere olub t.ezvîr ü telbîsden (yalan dolan) şuhûd–ı zordan (baskıyle tanıklık yapmak) ve nisbit ve taassub ile (düşmanlık) kendü hâllerinde olanlar zülm ve teâdi olınmakdan (baskı ve düşmanlıktan) ziyâde hazer idesin (sakınasın).
BELGE:BOA– Mühimme Defteri, c. 42, s. 123/420

ANKARA/SEMER KÖYÜNDE PİR MEHMET FAKİH’İN CEZALANDIRILMASI
YAZI: 2 Ramazan sene 989 (Eylül 1581), Padişâh, 3. Murad dönemi, Sadrâzam Koca Sinan Paşa’dır. O yıl Fransa’ya 3. defa kapitülasyon verildi, İspanya ile üç yıllık silâh bırakması imzalandı. Padişâh kadınlara çok düşkündü, gününü eğlenceyle geçirdi.
KİMDEN:
Padişah’tan
KİME:
Midillü Beği’ne veKadısı’na HÜKÜM
KONU: Ankara’nın Semer () köyünde imamlık yapan Pîr Mehmed Fakih ehli fesat, softadır diye tutuklanıp küreğe konduğu köylüleri ve Ankara ileri gelenleri Pîr Mehmed’e iftira edilerek ona haksızlık yapıldığı bildirilince kürekten kurtarılması buyurulmaktadır.
BELGENİN MEÂLİ
Mülâzım Mehmed Beğ Hâcı Mustafa’ya virildi
Midillü Beği’ne ve Kadısına HÜKÜMKİ,
Hâlâ Ankara sancağı Beği Hüsrev dâne izzühü (yüceliği sürsün) ile Murtazaâbad Kadısı südde–i saadetime (saraya) mektub gönderüb Ankara’ya tâbi’ Semer nâm karyede imam ikenPîr Mehmed Fakih içün sâbıka Ankara sancağı Dâme ızzihü ehl–i fesâd ve suhtedendir deyû arz itlâk olınmak (salıverilmek) ricâ itdiklerini bildirmeğin ıtlâk olınmasını (salıverilmesini) emridüb BUYURDUM Kİ, vardıkda mezbûrı (adı geçeni) emrimüzere kürekden ıtlâk eyliyesin.
BELGE:
BOA– Mühime Defteri, cilt: 46, s. 147/303

EYÜB SULTAN TÜRBESİ’NDEKİ
KEFERENİN KOVULMASI
YAZI: 24 Ramazan sene 989 (Kasım 1581), Padişah 3. Murad dönemi, sadrâzam Koca Sinan Paşa, İran’da Şâh 1. Tahmasb’tır. O yıl, Fransa’ya 3. defa kapitülasyon sözleşmesi yenilendi. İspanya ile 3 yıl silâh bırakışması imzalandı. Bu dönemde Türk sınırı ilk defa Hazar denizine ulaştı. Sarayda rüşvetle işgörme, siistimal başladı, gittikçe arttı.
KİMDEN:
Padişah’tan
KİME:
Hâslar (eyüp) Kadısı’na HÜKÜM
KONU: Eyüp’te Ebu Eyyub el Ensari Türbesi civarında ekmekçi, börekçi, yoğurtçu vb. satanların bazıları kefere taifesinden olduğu, bunların içkide kullandıkları duyulduğu, bu gibilerin burada satış yapmalarına ilgililerin engel olmaları.
BELGENİN MEÂLİ
Kapucıbaşı hidmetinde olan Kapucı Mehmet ile yollandı
Hâslar Kadısı’na HÜKÜMKİ, Hazret–i Ebi Eyyubelensâri alleyhi rahmete–l–bârî türbe–i şerîfesinin etrafında ekmekçi ve börekçi ve yoğurtcı ve pazarcı ve sâirlerin emsahali ahali–i sûkdan (çaşı, pazar) ve ırgadlar tâifesinden ve gayriden kefere cinsinden bir ferd sâkin ve mütemekkin (yerleşme) olmaya deyû nice def’a Hükm–i Hümâyûnım irsâl olınmışiken yine ol emr–i şerîfime muhâlif (karşı) türbe etrafında kefere tâifesinden çokluk kimesneler sâkin oldıkları istimâ’ olındı (itildi), imdi sâbıka bu bâbda sâdır olan Fermhan–ı Hümâyûnım kemâ–kân (önceki gibi) mukarrerdir (bildirilmiş)BUYURDIMKİ, (boşbırakılmış) vardıkda bu bâbda bi–z–zat mukayyed olub zikr olınan türbe–i şerîf etrafında olan ehl–i sûkı getürüb muhkem tenbil ve te’kîd eyliyesin ki için ba’d fermhan–ı humâyuna muşayir ırgaddan gayriden türbe–i şerif etrafında bir ferd,i zimmî (müslüman olmayan) sâkin ve mütemekkin olmayub cümlesi müslüman ola, şöyle ki min ba’d (bundan sonra türbe–i şerife etrafında şürb–i hamr (şarap içme) olınub çeng ü çeğâne (çalgı köçek) çalmaya.
BELGE:
Mühimme Defteri: BOA– Cilt: 46, s. 153/319