Nutuk2 (6.Bölüm)
Büyük Millet Meclisi Başkanı
Başkomutan
Mustafa Kemal
ORDULARIMIZ İZMİR RIHTIMINDA İLK VERDİĞİM
HEDEFE, AKDENİZ’E ULAŞTILAR
Telsizle doğrudan doğruya bana gönderilen bir tel yazısında da, İzmir’deki İtilâf devletleri konsoloslarına benimle görüşmelerde bulunmak yetkisinin verildiği bildiriliyor; hangi gün ve nerede buluşabileceğim soruluyordu. Buna verdiğim cevapda da, 9 Eylül 1922’de Nif’te görüşebileceğimizi bildirmiştim. Gerçekten dediğim günde ben Nif’te bulundum. Ama, görüşmeyi isteyenler orada değildi. Çünkü ordularımız İzmir rıhtımında ilk verdiğim hedefe, Akdeniz’e ulaşmış bulunuyorlardı.
Sayın efendiler, Afyonkarahisar-Dumlupınar Meydan Savaşı ile ondan sonra düşman ordusunu büsbütün yok eden ya da tutsak eden ve kılıç artıklarını Akdeniz’e, Marmara’ya döken savaşlarımızı açıklamak ve bunların niteliklerini anlatmak için söz söylemeyi gerekli görmem.
Her evresi ile düşünülmüş, hazırlanmış, yönetilmiş ve zaferle sonuçlandırılmış olan bu savaşlar, Türk ordusunun, Türk subaylarının ve komutanlarının yüksek güçlerini ve yiğitliklerini tarihte bir daha saptayan ulu bir yapıttır.
Bu yapıt, Türk ulusunun özgürlük ve bağımsızlık düşüncesinin ölümsüz anıtıdır. Bu yapıtı yaratan bir ulusun çocuğu, bir ordunun Başkomutanı olduğum için sevincim ve mutluluğum sonsuzdur.
*
Efendiler, işte şimdi siyasal alana geçebiliriz. Gerçi, ordumuzun zaferinden umudu kesip daha önce siyasal yolla sorunların çözümlenmesi düşüncesinde ve iddiasında bulunanları, dediklerini yapmak konusunda, biraz çokça bekletmiş oldum. Bununla birlikte sonunda, benim de siyasal alanda çalışmayı gerçekten desteklediğimi görerek kıvanmaları gerekirdi. Böyle olup olmadığını göreceğiz.
Ordularımız, İzmir ve Bursa’yı kurtardıktan sonra Trakya’yı da Yunan ordusundan kurtarmak için İstanbul ve Çanakkale’ye doğru yürürken, o zaman İngiltere İngiltere Başbakanı bulunan Loyd Corc (Lloyd George), bizimle savaşmaya karar vermiş gibi bir davranışla dominyonlara, yardımcı birlikler istemek üzere başvurmuş, ondan sonraki olaylara bakılırsa Loyd Corc’un isteğinin yerine getirilmediğini kabul etmek gerekir.