Şeyh Hasan Aşireti'nin büyükleri idam, çocukları sürgün edilsin denen şikayet dilekçesi
Yeni Sayfa 1
“ŞEYH HASAN AŞİRETİ’NİN BÜYÜKLERİ İDAM,
ÇOCUKLARI SÜRGÜN EDİLSİN” DENEN
ŞİKÂYET DİLEKÇESİ
Yazı:
Gurre Şevval 1138 (Haziran 1726) yıl Padişah 3. Ahmet dönemi, Sadrâzam: Nevşehirli İbrahim Paşa, İran’da yönetimde ise Nadir Şâh’tır. Bu yıl, “LÂLEDEVRİ”nin en görkemli lâle sevgisi dönemiydi, bir lâle soğanı 100 kuruş (hatta Mahbub-ı zaman lâ soğanının değeri 1000 altındı).
O yıllar, (1722-1727) Osmanlı-İran savaşı sürüp gidiyordu.
Kimden:
Çarsancak (Akpazar) ilçesi ahalisinden 31 kişinin imzalayıp birlikte sundukları dilekçe.
Kime:
Divân-ı Hümâyûn’a
Konu:
Çarsancak ilçesi ahalisi Divân-ı Hümâyûn’a sundukları toplu dilekçelerinde: O yörede bulunan ŞEYH HASANLI Aşireti’nin eşkiya ve kızılbaş oldukları, bunlardan can ve mal güvenliklerinin kalmadığı, üzerlerine gelen devlet güçlerinin bile onlarla başedemedikleri, Erzurum ve Diyarbekir illeri valileri askeri güçleri bunların hakkından gelmeleri, ferman ve mahkeme kararlarını tanımayan devlet yetkililerine karşı gelen daha önce bu gibi aşiretlere uygulandığı gibi, ileri gelenlerini idam, çoluk çocuğunu da genel sürgün etmeleri istenmektedir.
BELGENİN ÇEVİRİSİ
Atabe-i aliyye-i adâlet ünvân ve südde-i seniyye-i saadet nişânü-l-âzâl-i âliyyen ilâ yevmü-l- aşr ve-l-mîzân-ı türûbına;
Çarsancak (Akpazar) kazâlarının mahzarıyle (toplu dilekçe) arz-ıhâleri budır ki: ŞEYH HASANLI EKRÂDI(1) eşkiyası envâ’-ı şekavetiyle (çeşitli hırsızlık) tuğyân ve isyân (azarak başkaldırma) üzere ol etraf eyâletler arz idüb (dilekçe sunma) Fermân-ı âlî ile mübâşir ta’y buyurulan Saadetlü âmme-i nâsa (tüm insanlara) merhametlü Sadrâzam velyü-n-niam Efendimiz hazretlerinin yeğeni kıdvetü-l-emsâl ve-l-ekârim (akrabaları arasında pek onurlu ve cömert) el-Hâc İBRAHİMBEY Hazretleri ser-asker ta’yînolunan RİŞVANOĞLUÖMERBEY’e gelüb yedinde (elinde) olan Fermân-ı celilü-ş şânı teblîğ ve feth-i kıraat (açıp okuma) ve mezmûnı münifi (içeriği) ma’lûm olub me’mur olan kimesnelere sûret-i fermân tarîr (yazılıp) olub gönderildikde RİŞVANOĞLUÖMERBEĞ dahi Malatya’dan kendi taraflarından iki bin mikdarı asker ile gelüb Çarsancak kazasına dahil oldıkda bunlar dahi cümlemiz bin kadar asker ile vardukda ve ŞAH SUVAROĞLU dahi bir mikdar adam ile gelüb ve PALU Beği dahi yüz kadar at ile gelüb iki gece meks (kalıp) idüb “Ben cenge döğüşmeye geledim” de firhar idüb giri gitdi ve DİYARBEKİR paşası mütesellimin (tahsildar) gönderilüb ve Bey hazretleri tarafından giden çukadarı (kapıcı) DİYARBEKİR bunda (yakınında) soyub uryan (çıplak) dönüb geldükde ve KIĞI voyvodası (iltizam vergisi toplayan) sûret-i emr-i âlî (yüce emir-ferman) gönderildikde gelmedüğinden maâdâ istimâ’ (işitildi) olındı ki ekrâd eşkiyasından bir mikdar mal alub gelmedi ve KEMAH dahi fermanda memur olmağla iki def’a kendülerine çukadar ile ferman sureti vardukda SAGIROĞLUİBRAHİMmarîz ve alîl (sakat ve hasta) saç ve sakalı dökülüb gözleri a’mâ olub gelmiye iktidarı olmayub karındaşı Halil ve oğulları itas fermân idüb gelmediler ve mezkûr SAĞIROĞLU İBRAHİM KEMAH kasabası cümle ihâlisi içinde bi-l-ittifak cevap itmiş: “Benim kardaşım Halil cümle Ekrad eşkiyasını KEMAH tarafına getürüb Ekrâd eşkiyasına muîn (yardımcı ve yatakdır ve cümlesi yanında ve kavlinde “deyû takrîr (konuşma) eylemişdir ve sair itâat-ı emri âlî idenleriyle eşkıyây-ı emzbûrlar (sözü edilen eşkiya) sakin oldukları mahalle karîb (yakın) OVACIK nâm mahalle varub eşkıyây-ı mezkûre suret-i ferman ve taraf-ı şer’-i şerîf (mahkenden mürâsele (resmi kaldı mektubu) ve ser-askerden re’y kâğıdı gönderilüp üç def’a göndürildikde itâat itmeyüb giden adamı katl idü bütün kalkul KEMAH toprağına SAĞIROĞLU HALİL’in yanına varub RİŞVANOĞLU’nun bir miktar adamları mezbûr eşkiyalar ki akablarınca (arkalarından) varub KEMAH tarafına vardıklarında eşkiyalar RİŞVANOĞLU’nun bir miktar adamını katl idüp askere haber geldükde umûmen asker cem’ olub KEMAH toprağına üzerlerine vadıklarında müceddeden ferman sureti göndürildükte ber-vechile itâat-ı ferman itmeyüb KIZILBAŞ-I BED- MAAŞ (davranışları kötü Kızılbaşlar) oldukları aslâ şübhe kalmadı ve üzerlerine varıldıkda cenge ve cidale (savaşa sürû’ (kalkışma) idüb ol şakiler bozulub münhezim olmak (bozguna uğramak) üzere iken SAĞIROĞLU HALİL’in dört beşyüz kadar adamı Meyvan Uşağı ve Gülâbi Uşağı nâmân (adlı) meşhur kuttâi-t-tarîk (yolkesen soyguncu ve muzîri-n-nâs (insanlara zararcılar) ile Ekrâd imdâdına gelüb iki gün ceng ü cidal (savaş) den sonra askerimizi bozub ÖMERBEL ve Çarsancak (Akpazar) askerinin iki yüz kırk bin nefer adamlarımızı idüb âlât-ı ceng (silâhlar) ve at ve pusat (at takımı) ve kılınc ve tür ve raht (yol eşyası) ve silâh ve cümle eşyaların zabt idüb bu şakillere muîn (yardımcı) olan SAĞIROĞLUHALİLve KARINDAŞI OĞLULARI ve KIĞI VOYVODASI kaç kimesneler ki başlarını kesmedikçe ol KIZILBAŞ ŞAKİLER’in haklarından gelinmez ve-l-hâsıl eşkiyay-ı mezbûrların (yukarıda adı geçen eşkiya) mûînleri (yardımcıları) olub sahib çıkub himâye idenler ki vecharzdan (yer yüzünden) vücudları ref’ (kaldırma) olub eşkıyây-ı mezbûrl’ın üzerine ERZURUM MÜTESSELLİMİ eyaletiyle ve DİYARBEKİR MÜTESELLİMİ eyletiyle üzerlerine gelüb bundan akdem (önce) şekavet ile meşhûr KOKOÇUŞAĞIgibi ve KREŞORLU eşkiyaları gibi nefy-i âmm (genel sügün) ile katl olınub ıyâlleri nefy-i ebedî (ÇOLUKÇOCUĞUNBİR DAHA DÖNMEMEK ÜZERE SÜRGÜN EDİLMELERİ) olmadukça ÇARSANCAK (Akpazar) EYÜZİCAN (ve etraf kazalarda şenlik kalmayub harâbe (yıkıntı) ve reâya (gayri müslim) fukarası perakende ve perişan olacağı emr-i muhakkaktır ve mezkûşakiller dahi şer’a (şeriata) ve fermana itâat itmeyüb ve iskânı kabul eylemek emr-i muhâldir (gerçekleştirmesi olanaksız emri) ve bu def’a askerlerin inhizâmına (bozulması) ÖMERBEĞ’in gurûriyeti sebebiyle olub fukaranın ahvali diğer gûn (bozuk) olmağla fukara kullarına merhamet ümidiyle veki’-i hâl alâ vuku’a birle pâd-şâhî a’lâya i’lâm olındı. Baki emr ü ferman der-adlindir. Tahrîren fî gurre şeyhr-i Şevvalü-l-mükerrem fi sene 1138
BENDE-i BENDE- İ BENDE-İ BENDE-İ BENDE-İ BENDE-İ
Ahmed el-Hâc Ömer Mustafa Hamzar Halil Ebu-l-Hayr
MÜHÜR MÜHÜR MÜHÜR MÜHÜR MÜHÜR MÜHÜR
BENDE-İ BENDE-İ BENDE-İ BENDE-İ BENDE-İ BENDE-İ
EL-Hac Osman Osman Hasan Hüseyin Ömer Süleyman
MÜHÜR MÜHÜR MÜHÜR MÜHÜR MÜHÜR MÜHÜR
BENDE-İ BENDE-İ BENDE-İ BENDE-İ BENDE-İ
Ahmed Mehmed Ali Mustafa Ahmed
MÜHÜR MÜHÜR MÜHÜR MÜHÜR MÜHÜR
BENDE-İ BENDE-İ BENDE-İ BENDE-İ BENDE-İ
Ebu-l-Hayr Veli Hüseyin Osman Süleyman
MÜHÜR MÜHÜR MÜHÜR MÜHÜR MÜHÜR
BENDE-İ BENDE-İ BENDE-İ BENDE-İ BENDE-İ
Ebu Bekir Mehmed İsmail Halil Bekir
MÜHÜR MÜHÜR MÜHÜR MÜHÜR MÜHÜR
BENDE-İ BENDE-İ BENDE-İ
Hüseyin Abdullah Hasan
MÜHÜR MÜHÜR MÜHÜR
Belge:
BOA – Cevdet Dahiliye, No 14257