Ziyaretçi Bilgisi

Takvim

Keban Maden Emini'nin Zorla Besni Mütesellimi Eğinli Osman ve yandaşlarını yargılaması

KEBAN MA

 

 

 

KEBAN MA’DEN EMİNİ’NİN ZORBA BESNİ

MÜTESELLİMİ EĞİNLİ OSMAN ve

YANDAŞLARINI

TUTUKLATTIRARAK YARGILATMASI

 

Yazı:

Evasıt-ı (11-26) Cemaziye-l-âhir 1142 (Aralık 1726) yılı, Padişah, O yıl, İran hükümdarı Nadir Şâh tarafından MustafaPaşa emrindeki Osmanlı kuvvetleri Tebriz ile Sufiyan arasındaki Süheylân’da 3 Ağustos’ta yenildiler.

Lâle Devri: 1718-1730 yılları arasındadır. 3. Ahmet bundan 9 ay sonra Patrona Halil’in isyanı sonucu tahttan indirildi.

Kimden:

Padişah’tan - Hatt-ı Hümâyûn

Kime:

Ve (boşbırakılmış) Kadısı’na ve KEBAN MA’DENİEmini Sa’dullah ve MALATYA sancağı Mütesselimi ve A’ya vilâyet zîde kadrühüm (i’tibarları artsın) HÜKÜM

Konu:

Besni ilçesi ahalisi toplu olarak Dîva’nı Hümâyûna sundukları dilekçelerinde Besni’de Mütesellim kaymakam olan Eğinli Osman yanına ünlü eşkiya ve birtakım soyguncuları toparlayıp kasabadaki müftü, müderris, bilgin ve ileri gelenleri tutuklayarak günlerce aç susuz tuttuğu, birçok kimselerden ceza olarak zorla para topladığı, yiyecek ekmeği olmayanlardan bile yüzer kuruş topladığı, bu zorbalığın önlenmesi istenmektedir.

 

BELGENİN ÇEVİRİSİ:

HATT-IHÜMÂYÛN: SÂHH

MUCİBİNCE RAKK’YA (Suriye’de) İHZÂR VE RAKKA BEĞLERBEĞİSİ TA’YÎN OLUNAN MÜBAŞİR İBRAHİM MA’RİFETİYLE RAKKA’DA ŞER’LE GÖRÜLMESİ İÇÜN HÜKÜM BUYURULDU

Ve (boşbırakılmış) kadısı’na ve KEBANMA’DENİ Emini SA’DULLAH veMALATYASancağı Mütesellimi (kaymakam) ve A’yan-ı Vilâyet zîde kadrühüme HÜKÜMKİ,

Behesni (Besni-Adıyaman ilinde) Kazâsı ahalisi südde-i saadeti mahzar (birçok kişi tarafından sunulan dilekçe) gönderüb hâlâ Bahesni de mütesellim olan EĞİNLİOSMANREŞVANOĞLU Ömer Paşa’nın bölükbaşılarından olub kasabada PAŞALI  OĞLU  KÖR  OSMAN  ve  BULGURUCU  OĞLU DELİ İBRAHİM ve İBRAHİM ve FINDIK HALİL ve HALİL AĞA  dimekle  ma’rûf  LEMBER OĞLU HÜSEYİN  ve TAVRAHÂNOĞLUHALİL ve AHMETKAYA ve sair hevâlarına tabi’ sâbıka kal(a-bend ve iskân olunan (hapis ve başka yere  yerleştirilmesi:  CEVGİRİ ekrâdların  başına  cem’ idüb derûn-ı kasabadan müfti ve müderris ve sâir ulemâ ve sulehâ ve  fukarânın  beşyüz  mikdarı  habsidüb  bir  nice  müddet  aç ve susuz koduktan sonra bin yüz otuz (113 1717- padişah 3. Ahmet döneminden) senesinden berû kiminde bin guruş ve kiminde beş yüz guruş ve kiminde üç yüz guruş ve ba’z-ı nâna (yiyecek ekmek) muhtac olan fakirden yüz kuruş tecrîm (para cezası) idüb ve tarada olan fukara ve ahali ırzları üzerlerine varub malların yağma ırzların pây-mâl (çiğneme) idüb ve bundan maadâ ol muhîn-i fukara (yoksullara ihânet eden) ve muhil (hileci) ve mekkâr (düzenbez) ve mürt (rüşvetçi) ve gadar ve sâî bi-l-fesâd (ortalığı birbirine katan) ol haram-zade mezbûr OSMAN ba’z-ı eşirrây-ı (edepsizleri) tahrîk ve tasl (saldırtma) idüb fukaranın ırzını hetk (kirletme) ve hilâf-ı şer’a isnâd ile iftâ (şeriata aykırı feva ile) idüb her birin dürlü dürlü rencide ve şakı-i mezburların (yukarıda adları geçen eşkiyaların) taraflarında onlan haram-zâdeler kâh şer’ ile (mahkeme ile) kâh cebr (zorla üzere fukarânın taşra çıkanların katl (öldürüp) ve emvâl ve eşyaları ahz (alıp) idüb fukara bu kadar zarar ve zülme takat getürmeyüb bu âna gelinceye dekkin beşyüzden mütecaviz hâne sahibleri ıyâllerin (çocuğu) alub diyâr-ı hahire (başka yerlere) firâr itmeleriyle bu bâbda istidây-ı inâyet eyledikleri acilden derûn-ı mahzarda olan VOYVODA OSMAN ve sair mesthurü-l-İslâmi (adları yazılı) olanlar Sen ki, KEBAN Emini mûmâileyhsin mübâşir ta’yin olan (boş bırakılmış) a’rifetiyle ve MALATYA Mütesellimi ve a’yân ve ahali iânet (yardımı) ve itifaklar (birlik olmaları) ile ahz (yakalayıp zincire vurularak) ve KEBAN Ma’deni’ne ihzâr (mahkemeye çıkarma) ve Senin huzurında şer’le (yargılama) murâfaa (duruşma yapıp) ve sübût bulan (meydana çıkma) hukuk-ı fukara şer’le (mahkemeyle) tahsil ve eshabına red olındıkda mezburları keyfiyyetleri hakk ve adl üzere tafahhus (inceden inceye araştırma) ve istihbâr olınub nefs-i şekavette isrârları (direnmeleri) sâb ve zâhir olur ise ahz (yakalayıp zincire vurarak) habs ve mukaddemâ (önceleri) müteahhid oldukları tahsil ve ukubât-ı meşru’dan (kanuna göre vergi ve cezaları) gelen cezâları icrâ olınmak içün arz ve i’lâm olınmak bâbında ferman-ı âlî-şânım sâdır olmuştu deyu yazılmışdır.

Fî Evasıt-ı (11-20) Cemaziye-l-âhir 1142 (Aralık 1729)

Belge:

BOA – Cevdet Zabtiye, No 1983