Çevre İlçelerin Dersim Hakkında Şikayetleri
ÇEVRE İLÇELERİN DERSİM HAKKINDA 

ÇEVRE İLÇELERİN DERSİM HAKKINDA
ŞİKÂYETLERİ
Yazı:
29 Safer 1196 (Ocak 1782) yılı, Padişah 1. Abdülhamit dönemi, Sardâzam: İzzet Mehmet Paşa’dır.
O yıl, Osmanlı Devleti İspanya ile ticaret ve tarafsızlık antlaşması imzaladı (14 Eylül), Ruslar Osmanlıya saldırmak için neden arıyordu.
1. Abdülhamit döneminde yapılan işler: Çoktan beri kapatılan Müteferrika matbaası yeniden işe başladı. Padişah çok dindardı, Şeyhülislâmı dinleyerek Bursa’daki Kadiri Dergâhı Şeyhini İstanbul’a getirterek onun kerametinden yardım umup ülkenin selameti için çok dua ettirmiş ise de bu duaların kıl kadar yararı olmamış ülke hep zarardan zarara, Anadolu ve Rumeli’de çekirge sürüsü gibi türeyen soyguncuların elinde halk inim inim inlemiştir.
Kimden:
Padişah’tan
Kime:
Erzurum Valisi Vezir MustafaPaşa’ya, KURUÇAY Kadısı’na HÜKÜMKİ.
Konu:
KURUÇAY (Ilıç), KIĞİ, KIZUCAN ilçeleri ahalisi topluca mahkemelere gelerek ŞEYH HASANLI, DERSİMLİ, GÜVENLİ Aşiretlerinin köylerini basarak mal ve cana zarar verdikleri:
BELGENİN ÇEVİRİSİ
ERZURUM Valisi Vezir Mustafa Paşa’ya ve KURUÇAY Kadîsıne HÜKÜM: Sen ki Vezir-i müşarün ileyhsin bu def’a tarafından Deraliyye’me (İstanbul’a) vürûd iden tahrîratın (gelen yazı) hulâsa-i mefhûmunda akdem Dîvân-ı Hümâyûn tarafından ısdâr kılınan emr-i âlî-şânın (ferman) dergâh-ı muallâm kapucı başılarından el-Hâc Halil dâme merduhu (ululuğu sürüp gitsin) yediyle lede-l-vusûl (ulaşınca) ne zâmına me’mûr olmağla Ekrâd eşkiyasının ahz (yakalama) ve İ’DAMLARI husûsunda ih-timâm-ı (özen gösterme) tâm ki ibtinâ’ (sıkı tutma) Kuruçay kazasında vâki’ kurâda (köyler) sâkin ulemâ ve sulehâ ve eimme ve hutebâ ve sâdât-ı kirâm ve umûm ahali ve reâyâ cemm-i gafîr ve cemm-i kesîr (bilgiler yetkililer imamlar, hatipler, seyyidler, tüm ahali, gayrimüslimler kalabalık olarak) meclis-i şer’-i mahkemeye) şerîfte herbirleri takrîr-i kalânlarında isâr ile DÜÇEKve ETRİK ve OVACIK ta ‘bîr olunur mahallerinin sâkin ŞEYH HASANLU ve DESİMLÜ ve GÜVANLU ve anlere tâbi’ emr-i âlî-şânımda mestûrü-l-esâmi (fermanda yazılı adlar) Eşkiyalarının indifâ’-ı şerr ü mazarratları (Yer yer başgösteren kötülük ve zararları) zımnında tarafınızdan asker ile babuş nasb ve ta’yîn olunak Silâhdarın Mustafa zîde kadruhu (itibarı çoğalsın) ve mübâşir-ı mûmâileyh) (yukarıda adı geçen görevli) ekrâdı mezkûreden adem-i itâat (boyun eğmeyen, söz dinlemeyen) idenlerinden ele getirenlerin (yakalananların) cezalarını tertîb ve firâr ve gıybet (kaçak ve gizlenen) idenlerinin sâkin bulundukları mahallerini hedim ve ihrâk (yıkıp yakma) ve bu vechile kaza-i mezbûrı (Kuruçay ilçesi) Ekrâd-ı bed-nihâdlardan Tahlîs ve şerr ü mazarratları (kötülük ve zararları) def’ü ref’ (savma kaldırma) olunduktan sonra fî-mâba’d (bundan sonra) ol makule şekâvet-pîşelirin (işi gücü soygun yapmak olan bu gibiler) kurâ-i merkume (yukarıda adı geçen köylere) duhûline (girmelerine) ruhsat verilmemek ve ferd-i vahidi (tekbir kişiye) istishâb (sahip çıkma) ve masken ihdâs (ev yapma) itdirmem ve ele getirilenlerinin cezaları tertîb olunmak şartıyle nizâm-ı kavîy (sağlam bir düzene) rabt (bağlama) ve birbirlerine taahhüd ve tekeffül (birbirlerine kefil olma) ve hilâf-ı muâhede (andlaşmaya aykırı) hareketleri zuhur iderse cânib-i mîriye (devlet hazinesine) on beş bin guruş (15 000 krş) nezri (birini korkutmak için borçlandırma) kabul etdiklerini müşîr kadî-i mûmâleyhin virdikleri hüccet-i şer’iyeyi Deraliyyeme (İstanbul’a) irsâl elemen ile hüccet-i mezkûre hazine-i âmirende başmuhasebe defterlerine sebt ü kayd olmağlai’lâm-ı hâli mutazammır işbu emr-i âlî-şânım ısdâr ve (boş bırakılmış) irsâl olınmışdır. İmdi vusûlinde hüccet-i mezkûre hazine-i âmirem defterlerine kayd ü sebt olunduğunu cümleye i’lân ve işâat (duyurma) ve daimâ taahhüdlerine (verdikleri söze) müsâraat (acele edip) idüb maazallahü teâlâ (Allah göstermesin) hilâf-ı taahhüd (sözlerinde durmama) hareketleri zuhurunda nezirlerinin (zamlı) tahsili ile iktifâ olunmayub haklarından gelineceklerini tefekkür ve mülâhaza iderek (iyice düşünmeleri) bundan böyle taahhüdlerinin hilâfından teâşî (verdikleri sözden dönmekten korkma) müchanebet (sakınma) eylemlerîyçün gereği gibi iktizâ idenlere teni ve te’kîd -i bezl-i cell-i himmet (gene uyarma, ok gayret gösterme ve sarf-ı külli miknet (çok güç harcama) ile Sen ve Sen ki Kadî-i mûmâ ileyhsin işbu emr-i şerîfimi sicill-i mahfûza ba’de-l-kayd sen dahi muhasbile amel e hareket eylemen bâbında Fermân-ı Alî-şânım sadır olmuş.
Yine DÜÇEK, ETRİK ve OVACIK ta’bîr olunan mahallerde sâkin ru-z-zikr ŞEYH HASANLI ve DERSİMLİ ve GÜVANLU ve anlere tâbi’ eşkiyâ ekrâdın fî-mâba’d KIĞI kazasına ve kurâsına (köylerine) duhûl (girme eylememek ber -takrîb ele girenlerinin cezaları tertîb olunmak üzere kazâ-i merkumın bi-l-cümle ulema ve sulehâ ve e’imme ve hutebâ ve ahalisi Meclis-i şer’de (mahkemede) taahhüd ve birbirlerine tekeffül hilâf-ı taahhüd hareketleri zuhûr iderse cânib-i mîriye (hazineye) Yirmi beşbin guruş (25 000 kş) nezri kabul itdiklerini müş’ir KIĞI Kadîs r virdüği hüccet-i şer’iyye Dersaadet’e (İstanbul) ve mahalline kayd olunmağla i’lâm-ı hâl içan Vezir-i Müşâr (gösterilen) ve Kadî-i mûmâ ileyhümâya hitâben siyâk-ı meşrûha üzere başka emr-i şerîf yazılmak.
Ve yine mahall-i mezkûrede sâkin ŞEYH HASANLI Ekrâdının mezbû KIZUÇAN kazâsı ve kurâsına duhûl (girmemek) eylememek ve ber takrîb ele girenlerinin cezâları tertîb olunmak üzere kazâ-i merkumın bi-l-cüm ulemâ ve sulehâ ve i’imme ve hutebâ ve ahalisi meclis-i şer’de (mahkemede) taahhüd ve birbirlerine tekeffül ve hilâfı taahhüd hareketleri zuhur iderse cânib-i mîriye (hazineye) yirmi beşbin guruş (25 000 kş) kabul etdiklerini müş’ir KIZUÇAN Kadîsının virdüği hüccet-i şer’iye Dersaadet’e (İstanbul’a) irsal ve mahalline kayd olunmağla i’lham-ı hâl Vezîr-i müşâr ve Kadî-i mûmâ-ileyhümâya hitâben siyâk-ı meşrhuha üzere başka emr-i şerîf yazılmak.
Fî 29 Safer 1196 (Ocak 1782) sene
Belge:
BOA – Cevdet zabtiye, no 1094