Keban ve Ergani madenleri bölgesi ahalisine verilen serbestlik fermanı
KEBAN ve ERGANİ MADENLERİ BÖLGESİ
KEBAN ve ERGANİ MADENLERİ BÖLGESİ
AHALESİNE VERİLEN SERBESTLİK(1) FERMÂNI
Yazı:
1 Şa’ban sene 1188 (Ekim 1774) de Padişah 1. Abdülhamit tarafından verildi, padişah o yıl, 21 Ocak’ta tahta geçti. Türk-Rus savaşı devam ediyordu, Osmanlı ordusu Sadrâzam Muhsin Zâde Mehmet Paşa emrindeydi, Haziran’da yapılan savaşta Ruslara yenildi, 21 Temmuz’da KüçükkaynarcaAntlaşmasını yapmak zorunda kaldık, bu çok ağır bir antlaşmaydı, bundan sonra Ruslar Karadeniz’de donanma bulunduracaklardı.
Kime:
Diyar-ı Bekir (Diyarbakır) Valisi’ne,
Konu:
Keban ve Ergani madenleri bölgesi ahalisine SERBESTİYET verildiği, bundan sonra buraya gelen ve buradan geçen devlet büyüklerinin bu madenler ahalisinden zere kadar, para, yiyecek, yem, konaklama gibi birşey isteyip onlara baskı yapıp incitmemeleri, Ferman’a uymayanlar azarlanıp cezalanacakları bildirilmektedir.
(1) Tımar: Herhangi bir toprak parçasına ilişkin gelirin belli bir görev karşılığında belli koşullarla bir kişiye verilenin adıdır. Bir tımarın yılda ençok geliri 19 999 akçeydi (6666.6 para- 165. 01 kuruş).
Serbest Tımar - Sahibine geniş mikdarda idâri ve hattâ bazı belirli koşullar altında bir kısım kaza-î haklar tanınan sahibi haberdar edilmeden ve rızası alınmadan arazisinin sınırlarına devlet kuvvetlerinin bile giremediği toprak parçası.
FERMÂN HÛ TUĞRA ABDÜLHAMİD (1.) BİN AHMED (3.) HÂN
EL -MUZAFFER DÂİMEN
Düstûr-ı mükerrem müşîr-i mufahham nizâmü-l-âlem müdebbir-i umûr, l- cumhur bi-l-fikri-s-sâkib mütemmim-i mehâmü-l-enâb bi-r-re’yi-s-sâib mümehhid-i bünyâdü-d-devletü ve-l-ikbâl müşeyyid-i erkâni-s-saadeti ve-l-iclâl el mahfûf-i bi-s-sunûf-ı avHatifü-l-melikü-l-âlâ Diyar-ı Bekir eyhaleti tevcîh ve ihsanım olan Vezirim ABDULLAH PAŞA idâme Allahütelâlâ iclâle (emir ve işaret) edilen yasalara saygılı, ululuk kazanmış kerem sahibi, halkın dünya işlerini kendi görüşü ile yanlışlık yapmadan düzenlemeyi amaçlayan, ülkenin temeli ve mutluluğu uğrunda destek bağlayan, şan ve şerefi yüce Diyar-ı Bekir (Diyarbakır toprakları Valisi olan Vezirim ABDULLAH PAŞA büyüklük ve gücünü Ulu Tanrı devam ettirsin) tevki’-i refî-i hümâyûn (Padişâhın tuğrasını taşıyan bu kutsal belge) vâsıl olîcak ma’lûm ola ki, (size ulaşınca bilginiz ola ki,) ERGANİ ve KEBAN ve tevâbi’i (ona bağlı olan) ma’denleri Devlet-i Aliyye-i ebed-peyvendimin mücessem ve muazzam mukatıâtından (Devletimizin en çok gelir getiren kaynaklarından) o hüsn-i nizâm üzere i’mâl ve idareleri şarâit-i kadîmesinin tırpan-ı halelden himâyet ve sıyanet (yönetimine iyi bir düzen verip eski koşullarının bozulmasından koruyarak muhafaza etme) ve ma’den-i mezbûru (Keban ve Ergani ma’denleri) bağlı olan kazâların ahalisine refâhhâlleri (rahatlık) SERBESTİYYET-İ kadîmelerine (eski serbestlikler riayet olınmaktan lâ-büdd (gerekli) olmağa bundan akdem hatt-ı hümâyûn-ı şevket-makrûn (şevketli ferman) ile muanven (debdebeli) şeref-yafte-i sudûr (şeref bulmuş olarak çıkan) Evâmir-ialiyyem (fimanım) mûciblerince ma’den-i mezbûra merbhut (bağlı) kazâ ve kurâ (ilçe ve köyler) ahali ve ve reâyâları (gayrimüslimler) SERBESTİYYET üzere ma’den ümenâsı (güvenilir kişiler) tarafından zabt olunub zuhûr iden da’va ve nizâ’ları (anlaşmazlık) ahz ve habs ve te’dîble ve güşmalleri (düzeni bozup anlaşmazlık çıkaranları yakalayarak hepsi etme ceza verme, doğru yola getirme) ve sâir cüz’üy ve külli umhur ve bu hususları ber-vech-i istiklal ma’den emînleri ma’rifetiyle görilüb etrâfa ve havâlisinde vâki’ olan vülât (valiler) ve kuzât (yargıçlar) ve sâir ehl-i örf tâifesinden (gelenek ve yönetsel önlemlerle işgörenle birisi hilâfına tasaddî (aykırı işe kalkma) eylememek kazâ ve kurâ (ilçe ve köyler) ahali ve reâyası ihzâr ve yahud ahîr bahane ile taciz eylemek misillü hareket olınmamak ve ale-l-husûs vüzerây-ı ızâm (büyük vezirler) ve sâir hükkâmın (yargıçlar) mürûr ve ubhurlarında (gelip geçerken) reâyây-ı ma’denden (ma’den ahalisinden) yem ve yiyecek ve sâir metâlebât (istekler) ile bir ferdi rencide (incitme) eylemeyüb herhalde himâyet ve sıyanet (koruyup muhafaza etme) eylemeleri şerâit-i kadîmesinden (eski koşullar) olduğu ve arazi-i ma’den (ma’den yöresi) her-vechile SERBEST olub SERBESTİYYETLERİNİ mugayir-i vaz’ ü harekten (bu serbestliğe aykırı bir eylem yapmaktan) mücânebet (sakınıp uzak durma)olunmak hutût-ı hümâyûn (padişahın emri- Ferman) ile muanven şerâit-i kadîmeden (eskiden beri yürürlükte olmağla binaen aleyh siz ki, Vezir-i müşarün-ileysin (Abdullah Paşa) sana tevcîh ve ihsânım olan DİYAR-IBekir eyalati hükümetine ma’den-i miriyye kurbundan (yakınında) ve ba’zen dahi mülhakatı (bağlı olan yerler) olan mahallerden azîmetin vegüzer-gâhın (gelip geçme) olacağı cihetden hudûd ve sınur-ı ma’dende vâki’ (olan) gerek ahali ve gerek reâyây-ı ma’denden (ma’den müslim ve gayrimüslim ahali) bir ferdin bir akçe ve bir habbesini (buğday ve arpanın bir tanesini) almayub ve mutâlebât-ı (istekler) sâire ile dahi kimesneyi ta’cîz ve tadîr ve rencîde ve remîde korkutma) eylemeyüb idenler olur ise men’ def’ine ve haklarından gelmesine bezl-i cell-i (çalışma) himmet ve şerâit-i kadîme-i ma’deni himêyet ve sıyanet (ma’deni koruyup muhafaza ve serbestiyyet-i mahsûsasına halel (bozma) getürmeyüb herhalde rızay-ı hümâyûnımı istihsâle müsâraat (acele etme) eylemen fermanım olup hâssaten işbu emr-i şerîf-i âlî-şânım ısdâr ile irsâl (yollama) olunmuşdır imdi vusûlinde (ulaşınca) ma’den-i miriyye (devlet ma’deni) ahali ve reâyâsının istirâhatı ve mütalebâ ve taaddiyâtdan (istek ve baskılar) hıfz ve himâyeti matlub-ı hümâyûnım (padişahın isteği) olub ihtilâl-i hâllerini (durumlarını bozacak) mûcib olacak hâlâta tasaddî (girişildiği) olunduğu suretde beyne-l-hâl-i müslimîne hasâret-i azîme (müslümanlara büyük zarar ziyaret iktizâ ideceği ma’lûmın olub SERBESTİYYET-İ kadîmelerinin (eski) riâyeti husûsı vüzerây-ı ızâmın (büyük vezirlerinin) lâzime-i zimmetleri olmağla ma’denciyan (ma’denciler) ve gerek ma’denlere bağlu kazâlar ahalilerine hilâf-ı (aykırı) hatt-ı hümâyûnım ve mugayir-i (karışurûtı SERBESTİYYET güzer-gâhın olacak ma’den arazisinde ve mülhakat (ona bağlı) olun mahallerde reâyâ ve ahali-i ma’denden müft ve meccatnen (beleş ve parasız) yem ve yiyecek ve mevâd-ı sâire ile bir nesne mutâlebe itmeyüb ol vechile cevr ve taaddî (haksızlık ve baskı) ider olunur ise lâzime-i zimmetin üzere Sen men’ ve def’ birle (bunlar ortadan kaldırarak) şurût-ı Serbestiyyet ma’deni himâyet ve sıyanet ve hilâf-ı (aykır) emr-i şerifim vaz’ ve hâlinden mücânebet (sakınma eylemen babında Ferman-ı âlî-şânım sâdır olmuşdır BUYURDIM HÜKM-İ şerîfimle vardıkda bu bâbda vech-i meşrhuh (gereği gibi) şeref-yafte-i sûdûr (şerefle çıkan) olan işbu emr-i şerîf-i âlî-şân vâcibü-l-ittibâ’ (bağlanmak) ve lâzimü-l-eminliğin mazmûn-ı itâat-makrûniyle âmil olub hilâfına rızâ ve cevâz göstermesin şöyle bilesin alâmet-i şerîfe itâat eyliyesin.
Tahîren fi yevm-i gurre şehr-i Şa’ban senete semâne semanin miete ve elf 1 Şa’ban sene 1188 (ekim 1774)
Mahrûsa-i Konstantiniye
Belge:
BOA – Cevdet İktisat, no 476
FERMAN HÜ TUĞRA ABDÜLHAMİD BİN AHMET HAN
EL- MUZAFFER DAİMEN
Dustûr-ı mükerrem müşîr-i mufahham nizâmü-l-âlem müdebbir-i muri-l. cumhurbi-l-fikri-s-sâkib mütemmim-i mehâmü-l- enâmbi-r-re’yi-s-sâib mümehhid-i bünyânü-d-devletü ve-l-ikbâl müşeyyid-i erkâni-s-sa’adeti ve-iclâl el-muhfûf-i bi-s-sunuf-ı avâtifu-l-melikü-l-âlâ Diyâr-ı bekir eyaleti tevciye ve ihsanım olan Vezirim Abdullah Paşa adamü-t-teâli iclâle bilginiz ola ki, Ergani ve Keban yöresindeki ma’denler Devletimizin en çok gelir getiren kaynaklarındandır. Bu ma’denlere bağlı ilçe ve köyler arazisinin ma’den eminleri tarafından bazı yerlerine elkonarak ahali ile anlaşmazlık çıkarıp mahkemelik olmamaları, buradan geçen Devlet büyükle bu ma’denler ahalisi (raaya)nden sakın zerre kadar birşey isteyip onları incitmesinler. Sen ki, Vezir’imsin, Diyar-ı Bekir vilâyetinin yöntemini sana verdim, sakın ahaliye kimsenin baskı yapmasına göz yumma, haliyi kollaman için bu FERMAN’ımı sana yolladım. Ma’denciler ve buraya bağlı ilçe ve köyler ahalisine zulüm yaptırma, bu Yüce Emrim uyarıncaBuyruklarımı yerine getirmekte çok gayret göster, sakın ahaliyi incitmeyesin, gelenek ve din kurallarının sınırını aşmayasın, şöyle biline... Kutsal Emrime güvenin. Yazılış tarihi 1 Şa’ban 1188 sene El-Mahrusa Kostantiniyye...
FERMAN’IN ÖZETİ
Yazı:
1 Şa’ban 1188 (Ekim 1774) yılı. Padişah 1. Abdülhamid dönemi. Abdülhamid o yıl tahta çıktı. Haziran 1774’te Sadrazam Muhsin Zâde Mehmed Paşa emrindeki Osmanlı Ordusu Bulgaristan’ın kuzeyindeki Kuzluca’da Ruslara yenildi, 21 Temmuz’da Küçükkaynarca Anlaşmasını yapmak zorunda kaldık, bu çok ağır bir antlaşma idi, bundan sonra Ruslar Karadeniz’de donanma bulunduracaklardı.
Kime:
Ferman Diyar-ı Bekir (Diyarbakır) valisine yollandı.
Konu:
Ergani ve Keban yöresi halkının incitilmemesi.
Belge:
BOA – Cevdet İktisat No 476