Ziyaretçi Bilgisi

Takvim

Aşiretlerin cezalandırılmaları

ŞEYH HASANLI

 

ŞEYH HASANLI, DERSİMLİ ve DÜÇEKLİ

AŞİRETLERİN CEZALANDIRILMALARI

 

Yazı:

Evahir-i (20-30) Receb 1213 (Aralık 1798) yılı Padişah 3. Selim dönemi, Sadrâzam:Yusuf Ziya Paşa’dır.

O yıl, 2 Temmuz’da Fransız Generali Napolyon Bonapart Mısır’ı almak için İskenderiye’ye asker çıkardı. 25 Temmuz’da Fransızlar Kahire’ye girdi. 1 Ağustos’ta İngiliz donanması Fransız donanmasını Abukır önünde yaktı. Osmanlı devleti 24 Şubat’ta Avusturya ile ticaret, 11 Temmuz’da da İsveç’le Beykoz Dostluk Antlaşmasını imzaladı. O yılın en korkunç olayı 28 Nisan günü çıkan ARNAVUTKÖY YANGINI’nda Boğaziçi’nin büyük bölümü kül oldu.

Kimden:

Padişah’tan

Kime:

Mîrmîran’dan Muş Sancağı Mutasarrıfı Murad’a HÜKÜM

Konu:

 Hatt-ı Hümâyûn: 14 hükümet merkezi yetkililerine yönetimlerindeki eli silâh tutan, savaş erbabı kişileri toplayıp Ferman ve mahkeme kararlarına itaat etmeyip devlete karşı başkaldıran ŞEYH HASANLI, DERSİMLİ ve DÜÇEKLİLER’in üzerlerine yürüyüp onlara boyun eğdirmeyi buyurmaktadır.(1)

BELGENİNÇEVİRİSİ

HATT-IHÜMÂYÛN: SÂHH BUYURULDU

Mîrmîran’dan Muş Sancağı Mutassarrıfı Murad dâme ikbalühüye (bahtı süre dursun) HÜKÜMKİ,

Taife-i Ekraddan katl-i nüfus (adam öldürme) ve gasb-ı emvâl (zorla mal alma) ve hetk-i a’râz (namus kirletme) ve ihrâk-ı büyût (evler yakan) ve kurâ (köyler yakan) ve tecrîm-i fukarâ (yoksullardan zorla para alan) misillü gûnâ gûn (bunun gibi türlü türlü) habâset ve şenâatâ (kütülüklere) ibtidâr (girişmek) üzere olan ŞEYH HASANLU ve DERSİMLÜ ve DÜÇEKYURDU AŞİRETİ eşkiyasının te’dîbleri ve gûşmalleri (cezalandırıp kulak bükme) husûsına taraf-ı hümâyûnımdan hâlâ Erzurum Valisi Düstûr-ı Vezirim SEYYİD AHMED PAŞA iclâlühü (ululuğ artsın) bu def’a müceddeclenbi-l-istiklhal (başlı başına) ta’yîn kılınub eşkıyây-ı mezkhurenin (adı geçen eşkiyalar) semt semt üzerlerine varılmak zımnında eshhab-ı liyakat (lâyık) ve iktidardan münâsib olanların dahi ma’iyyet-i müşarün ileyhe ta’yîn kılınmaları ber-muktezây-ı dikkat ve hâl-i lâzım gelmekden nâşi Sen ki, Mîrmîrân-ı mûmâ-ileyhsin bu bâbda müşârün ileyhin emr ve re’yile hareket ve ta’yîn ve istihdâm eylediği hidemâtın te’diyesine (ödeme) bezl-i miknet (çalışma) eylemek üzere ma’iyyet-i müşârün ileyde me’muriyetini irâde-i şâh-ânem tealluk eylemeğin imdi işbu emr-i âlî-şânım cânib-i müşârün ileyhden (adı geçen tarafından) (boş bırakılmış) ile tarafına vusûlinde muktedir oldığın askeri derhâl maiyyetine istishâb (sahiblenme) müşârün ileyhin Seni ne mahalle ve ne makule hidmete ta’yîn ider ise muktezây-ı irâde ve tahrîri üzere harekete mezîd-i sürat ve şitâb (çok acele koşma) eylemen matlûb-ı kat’î-i pâd-şâhanem  (Ben  padişahın  senden  isteğimdir)  oldığı  ve müşârün ileyhin maiyyetine sair lâzım gelenlerin me’muriyyetlerini hâvi diğer evâmir-i şerîfem isdâr (ferman çıkarıldı) ve taraf-ı müşerün ileyhe tesyâr (yollama) oldığı ve bu emri aldıkda mikdar-ı zerre tekâsül ve rahavet (ilgisizlik, ihmalkârlık) caiz olmadığı ve me’murlardan her kim müşârün ileyhin bu bâbda re’y ve emrine muhâlefet ve eşkiyaya hafî ve celî (gizli ve âşikâre) cüz’î ve külli (az çok) iânet (yardım) ve dalâlet (doğru yoldan sapma) ve himâyet ve sıyânet (koruma) ve recâ (yalvarma) ve şefaat (suçunun bağışlanması için aracı olmak) kaydında olmak lâzım gelürse o makulelerin (o gibilerin) EŞKİYA HÜKMÜNDE olacaklarına binaen her hangı rütbe ve zümreden olur ise olsun bilâ-imhâl (geçiktirmeden) mazhar-ı eşedd-i mücazât (en şiddetli cezalama) kılınacakları ve bu bâbda ibrâz sadâkat (bağlılık gösterenler) ve gayret idenlerin inâyet ve inâm-ı mülük-âneme mazhariyyetleri (padişahın iyiliğini görecekleri) husûsunda müşârün ileyhin vâki’ olan kâffe-i mültemisâtı (tüm aracılık) karîn-i müsaade-i şehr-yârânem (padişahın sevgisini kazanacağı) olacağıve taraf-ı hümâyûnımdan kendüye ruhsat-ı kâmile (tam izin) virilmiş olmağla memurlar haklarında şükr ü şikâyetinde semere-dâr bir yarar idüği ma’lûmın oldıkda ber-vech-i meşrûh (anlatıldığı üzere) amel ve harekete mezîd dikkat ve ikdâm ve meşkûrü-l-mesâî (çok beğenilecek çalışma) olmağla sarf ve sa’y ve ihtimâm (özenle işyapma) ve hilâfından tehâşi ve ittikâ’-i tâm (aykırı hareket ve iş yapmaktan gayet çok sakınman) eylemen bâbında.

Fî Evâir-i (20-30) Receb sene 1213 (aralık 1798)

Emr-i şerîfi getirene virilmiştir.

BİRSURETİ: ERZİNCAN kazâsı vücûhına (ileri gelenlerine) Erzincan’ın harb ve darb (savaşa bilecek) erbabeyle me’mûriyyetlerini hâvi ber-vech-meşrûh (söylendiği gibi hareket edilmesi).

BİR SURETİ ÇAPAÇUR Voyvodası zîde mecduhûya harb ve derb erbabiyle me’muriyyetleri için ber vechi muharrer (yazıldığı gibi.

BİR SURETİ - KEMAH voyvodası (boşbırakılmış) zîde mecduhûya (ululuğu sürsün, kezalik harb ve darb erbabiyle vech-i meşruh üzere.

BER SURETİ - KERCANİS Voyvodası zîde mecduhûya kazalik

BİR SURETİ - KURUÇAY (İliç) Voyvodasına kezalik

BİR SURETİ - EĞİN (Kemaliye) Voyvodasına kezalik

BİRSURETİ - ÇEMİŞGEZEK Voyvodasına kezalik

BİRSURETİ - Hâssa silâh-şörlerinden MİDAS Voyvodası Salih zîde mecduhuya muktedir olduğu piyade neferât ile ber-minval yazıldığı gibi.

BİRSURETİ - Dergâh-ı muallâm kapucıbaşılarından ÜNYE A’yanı Genç Mustafa dâme mecduhuya Erzurum Valisi ma’rifetiyle CANİK’ (Samsun)da müretteb bin nefer mirillü (aylıkla toplanan asker) piyade ile.

SÂHH BİRSURETİ - KİĞİBeği dame izzühüye sancağı dahilinde darb ve har

BİRSURETİ - TERCAN Beği dame izzühüye sancağı dahilinde darb ve har

Belge:

BOA – Cevdet Dahiliye, No 15197


Karacaahmet TV

Galeriye Git

Galeri

Galeriye Git