Ergani yöresinde eşkıya
ERGANİ YÖRESİNDE EŞKİYA
ERGANİ YÖRESİNDE EŞKİYA
Yazı:
Evâsıt-ı (11-20) Zi-l-hicce (Temmuz 1761)yıl Padişah 3. Mustafa dönemi (Gerileme Devridir), Sadrâzam: KocaRagıp Paşa’dır. Kırk yaşında tahta geçen 3. Mustafa’nın ilk beş yılı bilgin, şair bir kişi olan Koca Ragıp Paşa’nın Sadrâzamlığı sayesinde barış ve sükûn içinde geçtiyse de onun ölümünden sonra Rusya ve Avsuturya ile yapılan savaşların çoğunda yenildik.
O yıl, 22 Mart’ta Osmanlı Devleti Prusya ile ticaret antlaşmasını imzaladı. 3. MustafaRuslara karşı derin kin besliyordu.
Kimden:
ERGANi Kasabası Naibi Mehmed Efendi’den
Kime:
Divan-ıHümâyhun’a İ’lâm
Konu:
Ergani’ye bağlı BAĞDAŞ köyüne komşu KALBEŞ köyünden iki yüz kadar eşkiya saldırarak birkaç insan öldürdükten sonra 15 haneden ibaret olan köyün tüm evlerine girerek ne bulurlarsa mal, para, eşya yağmaladıkları gibi kadınlara da saldırıp namuslarını kirlettikleri, bu yüz kızartıcı olayı işliyenler mahkemeye gelmedikleri, yetkililerin bunları yakalamaya çalıştıkları.
1. BELGENİN ÇEVİRİSİ:
Der-i Devlet-i Mekine Arz-ı Dâî-i Kemîne budır ki,
(Yüce Devletinizden bu âciz kulun isteği şudur ki,)
ERGANİkazâsına tâbi’ BAĞDAŞ nâm karye sakinlerinden HACIİBRAHİM ve karındaşıoğlu ÖMER nâm kimesneler kendi hâllerinde kâr ve kasbleriyle (ticaretle) meşgul ve ırzlariyle mukayyid iken yine kazâ,i mezbure tabi’ KALBEŞ nâm karye sakinlerinden HACIABDÜSSAMED ve oğulları RASUL ve İSÂ ve MEHMED nam mütegallibeler (zorbalar) ve derûn-ı melanet -âlûd (la’nete bulaşmış)larında münderic olan fiil-i fâsid ve garaz-ı kâsidlerin (kötülük ve geçmez kinler) icrâ kasdiyle ahali-i KALBEŞ’ten iki yüz miktadır haşaratı cem’ ve müsellah (silâhlı) oldıkları halde mezbûr HACIİBRAHİM’in karyesini basub karındaşı oğlu ÖMER’i katl ve kendüsini ve oğulları MOLLAMUSTAFA’yı ve ÜSEYİN’i ve mattûl-i mezburun (Ömer’in) oğlu MEHMED’i darb ve cerh ve lâ-ya’kıl (döverek yaralama ve sersem etme) eylediklerinden sonra derûn-ı hâneye duhûl (ey içerisine girerek) muhadderâtdan (namuslu kadınlara) olan ıyhallerine (çoluk çocuğa) tasallut (saldırma) esvâb ve emti’aların (elbise ve malları) soyub ve fiil-i şeni’ kasdiyle (ırza geçmek için) tâife-i nisvandan) beş nefer havâtini (kadınlar) mecrûha (yaralama) ve derûn-ı hânede emvâl ve eşyaların ve nukudın (paraları) bi-l-külliye (tastamam) yağma ve gasb ve garet (zorla alma) ve karye-i mezbûr (Bağdaşköyü) on beşhaneden ibaret bir karye olub zikr olınan on beş hanenin dahi emvâl ve eşyaların cümleten yağma ve gasb idüb ziyade gard-i külli (çok baskı) itmekle keyfiyyet mezbûrın keşf ve müşahedesi (bu olayın keşfi) cânib-i şer’den (mahkeme tarafından iltimas (aracı) olındıkda ba’de-l-keşf (keşiften sonra) ve-l-muâyene (gözden geçirme) bu mertebe mağdûriri iyeti zâhir ve vâki’ (bu kadar zarar ziyana uğramış) olmağın husâmalarıyle (düşmanları ile) terâfi’-i şer’-i şerîf (mahkemede duruşma) olmak içün ihzâri (mahkemeye getirmek) bâbında bi-d-def’at mürâsele-i şer’iye (birçok kere mahkeme mektubu) irsâl (yollama) olındıkda ithaat itmeyüb mürâfaadan imtinâ’ ile duruşmaya gelmeme) firâr (kaçma) itmekle mütegallibe-i mezbhurın (zorbaların) hakkında icrây-ı ahkâm-ı şer’iye (gerekli hüküm verilmesi) müteassir (zor olup) olub ve hakkından gelinmezse fî-mâba’d (bundan sonra) bu bâbda ifakad (iyileşme) ber-vechile mutassevver (düşünülemez) değildir ve bu misillü şekavet (eşkiyalık) cümleye sârî (herkese bulaşarak) ve nizâm-ı memlekete (ülkenin düzenine) halel-i târî (birden bire bozulma) olmasına bâıs hâlâtdan (neden olacak) olmağla avâtıf-ı aliyye-i hazret-i cihânbaniden (padişah tarafından gösterilen sevgi) mütezerri’liğe ma’zûr (zarar ve ziyana uğrayan)ı mezbûr HACI İBRAHİM KULLARI’nın hâl-i pür-melâline (üzüntülü) merhameten mürüvveten (insanlığa yakışır acıma) mütegallibe-i mezbhurları (eşkiyayı) bulunduğu mahalde ahz u girift (yakalayıp zincire vurma) ve husâmalarıyle (karşı taraf) ile ba’de-l-mürâfa’ (yargılandıktan sonra) hukuk-ı ıbad istirdâd (kul haklarının alınması) üzerlerine madde-i katl sâbit olanların (insan öldürenler kanıtlanırsa) cezây-ı şer’îleri (şeriata göre cezalanmaları) icrâ (yapılması) ve ihkak-ı hakk olınmak (bir hakkı yargılama sonucu kanıtlama) bâbında hâlâ Vali-i Diyarbekir Vezir-i Âsafü-n-nazîr (örnek vezir) hazretlerine ve ERGANİMA’DENİ emînine hitâben bir kıt’a müekkid ve müşeddid (uyarıcı şiddetli) emr-i celîlü-ş-şân (yüce emir) lütf ü ihsân buyurulmak niyâziyle evvelki vâki’ hâldir hasbet-en lillâhi-l- müteâl (Allah rizası için) der-i devlet-medâr-ı dâmiü-l-karara (büyüklük merkezi) arz birle (sunularak) i’lâm olındı. Baki emr u Ferman der-i ma’delet ünvânındır (yüksek adalet sahibinindir).
Hurrire fî evhasıt-ı Zi-l,hicce senete erba’ ve seb’în ve
miete ve elf. (Evêsıt-ı (11-20) Zi-l-hicce 1174
(Temmuz 1761) sene.
ERGANİ kasabası Nâibi: Mehmed
MÜHÜR(Mehmed) mutabıktır (uygundur)
2. BELGENİN ÇEVİRİSİ:
Şer’le görülüb ihkak-ı hakk (hak üzere yargılama) ve keyfiyyet sûret-i sicillâhtıyle Dersaadet’e (İstanbul) i’lâm olınmak bhabında Diyarbekir valisine hitâben emr,i şerîf ısdar olınur.
XXX
ERGANİ kazâsına tâbi’KALBEŞ karyesi sükkhanından ahalisinden) eşkiyadan HÂCIABDÜSSAMED ve oğulları RASUL ve ALİ ve MEHMED nân şakiler yine kazâ,i mezbûre (Ergani kazası) tâbi’ BOZAŞ karyesi sükkânından HÂCIİBRAHİMve KARINDAŞı oğlu ÖMER’in hanelerini iki yüz mikdarı haşarat ile basub mezbûr ÖMER’i katl ve merkum HÂCIİBRAHİM’in oğulları MUŞTAFA ve HÜSEYİN maktul-i mezbhurın oğlu MEHMED’i darb ve cerh ve emvâl ve eşyaların nehb (yağma) ve beşnefer hatunlarını mecruha (yaralama) ve karye-i mezkhure ahalisinin bi-l-cümle emvallerin garet ve murâfaat (yüzleştirme) itdirilmek içün bi-d-def’at (defalarca) da’vet-i şer’ (mahkemeye çağırıldığı) oldıklarında itâat itmemeliriyle eşkıyây-ı mezkûre bulundukları mahalde ahz (yakalma) ve husâmaliryel (düşmanları) terâfü’ ve hukuk-ı ibâd istirdâd (kul haklarının alınması) ve üzerlerine madde-i katl sâbit (insan öldürenler kanıtlanırsa) olanların cezâları tertîb olınmak bhabında Diyarbekir valisine hitâben emr-i âlî ısdâr buyurılmasını ERGANİNAİBİ i’lâmında tastîr (yazar) ider.
Keşf if hücceti
1 kıt’a
DERKENÂR:
BU HUSÛS İÇÜN EMİR VİRİLMİŞ MİDİR? HÜKÜM
XXX
3. BELGENİN ÇEVİRİSİ:
HATT-IHÜMÂYÛN SÂHH BUYURULDU
Diyarbekir Valisi Zareli-Zâde Vezir Fezullah Paşa, ERGANİNâibi’ne HÜKÜM, Kİ-
ERGANİ kazâsına tâbi’ KALBEŞ karyesi (X) sükkânından eşkiyadan HÂCIABDÜSSAMED ve oğulları RASUL ve ALİ ve MEHMED nam şakiler yine kazâ,i mezbûre tâbi’ BOZAŞ nam karyede sâkin HÂCIİBRAHİM ve karındaşı oğlu ÖMER’in hanelerini iki yüz mikdarı haşarât ile basub mezbhur ÖMER’i katl ve merkum HÂCIİBRAHİM’in oğulları MUSTAFAve HÜSEYİN dahi maktul (öldürülmüş) mezburın oğlu MEHMED’i darb… Fermanım olmağın imdi Sen ki, Vezir müşârün ileyhsin bu halâlde (bu arada) havâli-i mezbûrede bulunmanla şekavet-i mezbûre cesaret iden eşkiyay-ı merkumeyi (yukarıda adları yazılı eşkiya) bi-eyyi hâl (mutlaka) ele getirüb (yakalama) ahz (zincire vurma) ve meclis-i şer’a ihzâr (mahkemeye duruşmaya getirme) ve da’vhay-ı hak üzere gasb ve nehb (çalıp yağma) itdikleri emval ve eşya min-gayr-i noksan (hiç noksansız) kendilerden ba’de-t-tahsil (alınınca) üzerlerine ihkak-ı hakk itdirüb si cillâtiyle der-i devlet,i madârıma (büklük merkezi olan hükümdara) arz ve i’lâm eylemeniz bhabında.
Fî evâsıt-ı (11-20) Muharrem 1175 (Ağustos 1761)
Belge:
BOA – Cevdet zabtiya, No 4520, 3 adet belge