Kuruçay Yöresinde Eşkıyalar
KURUÇAY
KURUÇAY (Ilıç) YÖRESİNDE EŞKİYALAR
Yazı:
Selh-i (2. Rebiyülâh) 1182 (Ağustos 1768) yılı, Padişah 3. Mustafa dönemi, Sadrâzam: Silâhtar Mahir Hamza Paşa’dır.
O yıl, Ekim’de Osmanlı -Rus savaşı başladı.
Kimden:
Padişahın Silâ-şör’ü Hâcı Süleyman’dan
Kime:
Divân-ı Hümâyûn a arîze - Dilekçe
Konu:
Kuruçay (İliç) ilçesi köylerinden KÜSKÜ köyü ahalisinde Seyid Mustafa’nın evini 600 kadar eşkiya basarak babasını öldürüp evde ne bulurlarsa para, mal, eşyalarını zorla aldıkları, bu olaya el koyan Sivas Valisi Abdi Paşa bu soygunculardan birazını ele geçirerek Sivas mahkemesinde yargılandıklarında katil oldukları, para cezasına çarptırıldıkları.
BELGENİN ÇEVİRİSİ:
Devletlü İnâyetlü amme-i İbadullah Merhametlü Veliyyü-n-niam Cezîlü-l-lütf ve-l-kerem Efendim SULTANIM hazretleri ve Devlet ve ikbâl ve İclâl ile sağ olsun
Arz-ıhâl kullarıdır ki, bu kulları KURUÇAY (Ilıç) maddesine bâ-fermân-ı celîlü-ş-şân me’mûriyyetimiz olub bundan akdem KURUÇAY kazâsında vâki’ KÜSKİnâm karye sükkânından SEYYİD MUSTAFA arz-ıhâl sunub: “Yine karye-i mezbûr sâkinlerinden veKARA EŞKİYA’dan ŞEYSÜVAR OĞULLARI KÖR OSMAN ve SALİH ve MAMO ve karındaşı oğlu ÖMER ve TOGUNLU OĞLU ÖMER ve KAPUSUZ HACI NASUH ve ÇIRAĞI SÜLEYMAN ve karındaşı VELİ ve EKRADtâifesinden KOCURBÖLÜKBAŞI ve karındaşı ÖMER ve oğulları BEKİRve MEHMED ve karındaşı oğlu İBRAHİMve HÜSEYİN ve KARA MUSA karındaşı VELİ ve TELLİ OĞLU BEKİR ve MİLLİ BEKTAŞ ve karındaşı HASAN ve BOZU nâm şekavet-pîşeler (işi gücü hırsızlık) beş altı yüz neferden mütecâviz ekrâd eşkiyasını başlarına cem’ ve bin yüz yetmiş sekiz (1178/1764) senesinde karye-i mezbûreyi (adı geçen Küski köyü) üç gün muhâsara ve hânemi basub babam İSMAİL’i bi-gayr-i hakk (haksız yere) katl (öldürüp) ve yedi sekiz yüz kise (800 000) akçalık emvâl ve eşyamı garât (yağma) itdiler” deyû merkum SEYYİD MUSTAFA kulları mübârek rikâbkâm-yâba (padişaha) harz-ıhâl itdikde ERZURUM ve SİVASvalilerine hitâben mübâşir ma’rifetiyle emr ü celîlü-ş- şân sâdır olub SİVAS’a dahil olduğumuzda mefhûm-ı emr ü celîlü-ş- şân (yüce emirden anlaşılan) üzere suret-i fermânı ERZURUMValisi tarafına SİVASValisi ABDİPAŞA Hazretleri irsâl ve îsâl idüb müşârün ileyhler (iki vali) birbirleri ile haberleşüb iki tarafdan mübâşirler ta’yin olunub Ekrâd (Kürdler) taifelerinin CAD tarafını muhkem (sımsıkı) bend idüb vâfir eyyâm (günlerce) cenk ve muharebe idüb BENAMLU KOCUR EKRAD TAİFESİ SİVAS toprağında bulunub ekrâd tâifesinden ser-cem’iyyetlerinden (başlıca topluluk) işe yarayanlardan on beş nefer kimesne ele gelüb (yakalanıp) SİVAS’a ihzhar (mahkemeye çıkarma) ve mürâfa’ (duruşma) olındıkda şâhide havâle ve mezbûr ekrâd taifeleri KATİLLÜ ve KATİL (insan öldüren) oldukları SİVAS Valisi ABDİPAŞA hazretlerine cümle fukarânın haber virmeleriyle ma’lûmları olub katle müstahakk (öldürülmeye lâyık) olmalarıyle tahlhis-i giribânları (yakayı kurtarmak) içün yetmiş beş kise (75 000) akçaya cürmleri kat’ olunub yine kal’aya vâz’ (haps) olunub ol esnhada bâfermân-ı âlî müşârün ileyh hazretleri kapusuz levandât eşkiyasının def’i içün taşra çıkub taşrada iken azli haberi zuhûr idüb SİVAS’a bir saat mikarı mahalde vâki’ BERKENLİ nâm karyede meks ve kal’ada habs olunan Ekrâd Tâifelerinin SİVAS Müsellemi MEHMEDEMİN’den taleb olundukda KENAN OĞLU AHMED ve BEDESTAN KETHÜDASI MUHAMMED ve KAL’A-İ ATİK Dizdarı (kal’a muhafızı) iBRAHİMnâmûn (adında) kimesneler yek-dil ve yekcihet olub habsleri ABDİPAŞA hazretlerine virmeyüb cevabların redd itdiklerinde mübâşretimiz hesabiyle bu kullarını tekrâr müsellem tarafına gönderüb merkumûmlar cevab eylediler ki: “ABDİ PAŞA azildir kal’a pâdşâhın ve mahbuslar dahi pâd-şhahındır vâli-i memleket gelmedikçe habsler virilmez” deyû kat’-ı cevap itdiler vâfir müddetden sonra Mütesellem Mehmed Emin hidmetimizi yirmi üç buçuk kise (23 500) akçaya kesüb an-karîb (yakında) kat’ olunan akça tarafımıza teslim olunmakda iken hafîce (gizlice) kendileri ABDİPAŞA hazretlerinin kat’ eylediği yetmişbeş kise akçayı alub kal’a kapularını küşâd ve firâr itdirdiler firarlarından sonra EKRAD TAİFELERİ KURUÇAY (İliç) kazâsına varub yine tuğyhan (taşkınlık) üzere olub ahali-i kazâdan yedi sekiz nefer kimesneyi bilâ-âman (hiç acımadan) katl idüb mâl ve eşyalarını kazâ-i mezbhur fukarâlarının gasb u garât (yağmalama) eylemekden hâli olmayub el-ân bu minvâl üzere KÖROSMAN ve karındaşı SALİH ve TOĞUNLUOĞLUÖMERnâm kimesne firâr oldukları mahal haber alınub ERZURUMValisi İBRAHİM PAŞA hazretleri ve gerek SİVASValisi ABDİ PAŞa hazretleri tarafından üçer def’a buyurıldı gönderilüb ve hâkim-i şer’ tarafından dahi üç def’a mürâsele (mahkeme mektubu) tahîr olundukda bir dürlü itâat-ı şer’i- şerîf (mahkemeye) ve emr ü celîlü-ş-şâna ınkıyâd üzere olmayub tâği ve baği (azgın ve serseri) olmuşlardır bu kadarı badullahın hakkı üzerinde kalmışdır kanlı ve katil olan bu nâ-hem-vâre (uygunsuz) hareketde bulunan kimesneye mâlikâne ve tımar mahalli ve müstahakk olmadığı evliyây-ı veliyyü-n-niam Efendimizin ma’lum-ı devletleridir merahim-i aliyyelerinden merchudır ki, bu hususâtları MALATYA Mutasarrıfı MUSTAFA PAŞA ve CANİKLİHACIALİBEY kullarına başka başka birer emr ü celilü-ş- şân sâdır olunmasını ahali-i kazâ niyâz itmeleriyle EKRÂD TAİFESİ’nden ve BENAMLUAŞİRETİ’nden KOCUR BÖLÜKBAŞI ve oğulları ve BOZUve BEKTAŞ ve avaneleriyle KURUÇAY’a ihzâr ve MALATYAMutasarrıfı ve HACIALİBEŞ ma’rifetleriyle bu kulları mübâşeretiyle mürâfı’-ı şer’e (duruşmaya çıkan) ve ihkak-ı hakk olundakdan sonra bir dahi KURUÇAY’a gelmemek üzere RAKKA’Ya (Suriye) iskân ve bu def’a dahi KÖROSMAN ve karındaşı SALİH ve TOĞUNLU OĞLU ÖMER itâat-ı şer’ (mahkemeye) itmeyüb ahali-i fukarâ ile mürâfi’-i şer’ (mahkemeye çıkmazlarsa) olunmaz ise bulundukları mahalde cezâları tertîb ve mâlikâneleri (beylik arazi, köşk) ve tımarları (yılda ençok 19999 akçe gelir getiren ref’ (elinden alma) ve âhire tevcih (başkasına verme) ve mâl ve eşyaları fruht (satılma) ve eshab-ı hukukun malları geriye (çaldıklarını sahiplerine verme) istirdâr (ellerinden alma) olunması için hâk-i pây-ı evliyây-ı veliyyü-n-niam efendimize (padişah) mâ hüve-l-vâki arz-ı hale cesaret olundu husûs-ı mezkhurlar evliyây-ı veliyyü-n-ni’met Efendimizin ma’lumı devlet ve cihân-ı ârâları oldıkda başka başka zikr olunan mahallere müekkid (uyarıcı) emr ü celîlü-ş-şân sâdır ve bu kulları mübâşeretiyle rü’yet bulmak bâbında bakiyyü-l-emr ve ferman efendimiz Sultanımındır. Fî 2 Rebiyü-l-âhir 1182 (ağustos 1768) MÜHÜR yari (Silahşör-ı Şehr Hacı süleyman
Belge:
BOA – Cevdet Adliye, No 599

